Pastavilla Genel Müdürü Dilara Arslan, kendi sağlık deneyiminden yola çıkarak başlattığı sağlık seferberliği ile toplumsal farkındalık yaratmayı başardı. 36 yaşında, hiç bir risk faktörü bulunmamasına rağmen meme kanseri tanısı almasının ardından bu alanda farkındalık oluşturmak amacıyla 2025 yılında kapsamlı bir tarama programı geliştirdi. Arslan, kadın sağlığının önemini ve erken teşhisin hayati rolünü vurgulamak için Pastavilla bünyesinde çeşitli uygulamaları hayata geçirdi.
Çalışanlara Yönelik Tarama Programı
Pastavilla, bu sağlık seferberliği kapsamında 900 kadın çalışanı için düzenli bir tarama süreci oluşturdu. 40 yaşından küçük kadın çalışanlara meme ultrasonu, 40 yaş ve üzerindekilere ise mamografi desteği sağlanıyor. Bununla birlikte, çalışanların sağlık bilincini artırmak için eğitim programları düzenlenerek erken teşhisin önemi konusunda farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. İlk aşaması hızla tamamlanan bu program, çalışanların sağlık durumlarını izlemenin yanı sıra, kendilerini korumaları adına gerekli adımları atmalarını sağlıyor. Tarama sürecine katılan kadınlar, hem fiziksel sağlıkları için önemli bir adım atıyor, hem de kendileri gibi diğer kadınlar için de örnek teşkil ediyor.
Uygulamanın Genişletilmesi
Sağlık seferberliğinin ikinci aşamasında ise uygulamanın kapsamı genişletilmiş durumda. Artık çalışanların birinci derece yakınları da sağlık taramalarına dahil ediliyor. Memel kanseri taramasını yapmak için birinci derece akrabalarını hastaneye götüren çalışanlara, sağlık desteği ödemesi yapılacak. Böylece, bu farkındalık hareketi sadece iş yerinde değil, aynı zamanda ailelerde de yaygınlaşmış oluyor. Aile üyelerinin sağlık kontrolleri teşvik edildiğinde, bu tür programların toplumsal düzeyde daha büyük bir etkisi olacağı düşünülüyor. Bu yeni uygulama, Pastavilla’nın toplumun genel sağlığına katkısını artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Dilara Arslan'ın Sağlık Mesajı
Dilara Arslan, sağlık seferberliğine ilişkin düşüncelerini paylaşarak, “Çalışanlarımız kadar aileleri de bizim için çok kıymetli. Bu nedenle sağlık seferberliğinin ikinci adımını hızla hayata geçirerek çalışanlarımızın birinci derece yakınlarının da taramalara ulaşmasını teşvik eden bir sistem kurduk. Amacımız, erken teşhis bilincini yalnızca iş yerinde değil, ailelerimiz ve çevremiz aracılığıyla daha geniş bir topluma yayabilmek.” şeklinde ifade etti. Arslan, sağlık alanında oluşturulan bu bilincin, tüm kadınlar için hayat kurtarıcı olabileceğini vurguladı.

Erken Teşhisin Önemi
Geçmişte yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğunu belirten Arslan, yaşadığı sürecin kendisine zamanın ne kadar değerli olduğunu öğrettiğini ifade etti. Kemoterapi tedavisinin sona erdiğini ancak akıllı ilaç tedavisinin devam ettiğini aktaran Arslan, “Başlatmış olduğumuz sağlık tarama süreçleri, yalnızca kadınlarımız için değil, onların aileleri için de önemli bir yatırım. Bu süreç ile erken teşhis bilincinin yayılmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi. Arslan, sağlıklı yaşam fikrini bir şirketten öte, toplumun her kesimine yaymak için çaba sarf ettiklerini dile getirdi.
Türkiye’de Meme Kanseri Riskleri
Türkiye'de meme kanseri ile ilgili veriler oldukça çarpıcı. Her 8 kadından biri hayatı boyunca bu hastalıktan muzdarip olurken, tanıların beşte biri 40 yaşın altındaki bireylere konuluyor. 50-69 yaş aralığında ise son iki yılda mamografi yaptırma oranı sadece %33,3 gibi düşük bir seviyede kalmıştır. Bu durum, hem taramaya erişimdeki zorlukları, hem de sağlık eğitimi eksikliklerini gözler önüne seriyor. Meme kanserinin erken evresinde tanı alındığında tedavi başarı oranlarının arttığını gösteren bilimsel veriler, sağlık bilincinin toplum geneline yayılmasının önemini ortaya koymaktadır. Bu noktada, farkındalık projeleri sadece iyi niyetli girişimler değil, aynı zamanda toplumsal sağlık açısından kritik bir ihtiyaç haline gelmektedir.
Pastavilla’nın Sosyal Sorumluluk Anlayışı
Pastavilla’nın sağlık seferberliği, sadece kurumsal bir sosyal sorumluluk projesi olarak değil, aynı zamanda sürekli bir toplumsal etki yaratma hedefiyle yürütülmektedir. Bu tür projeler, şirketlerin sadece kendi çalışanlarına değil, daha geniş bir toplum kesimine hitap ederek sağlık alanında farkındalık yaratma çabalarının bir parçasıdır. Dilara Arslan, toplumda oluşturulan enerji ve bilincin bir parçası olarak, kadınların sağlıkları konusunda duyarlı olmaları gerektiğini bir kez daha vurguladı. Sonuç olarak, erken teşhis ve sağlık kontrollerinin öneminin altını çizen mesajları ile bireyler üzerinden ailelere ulaşarak daha büyük toplumsal dönüşümlere öncülük etmeye devam edecektir.