Karadeniz’e her gelişimde aynı his…
Hava değişir, insan yavaşlar, zaman başka türlü akmaya başlar. Deniz kokusu yerini çam ve toprak kokusuna bırakırken, yol yalnızca bir mesafeyi değil; insanın iç ritmini de kat eder. Bu kez yolumuzu Maçka’ya düşüren şey yalnızca doğa değildi. GastroTravel Maçka ile denizden dağlara uzanan, lezzetin bilgiyle, sofranın fikirle buluştuğu çok katmanlı bir yolculuğun parçası olmaktı.

Bu yolculuğun mimarları, gastronomi ve seyahat dünyasının yakından tanıdığı iki isimdi: Çok Gezen Gurme Akif Budak ve Radisson Blu Hotel Trabzon Executive Şefi Önder Yılmaz. Ancak bu deneyimin sahada kusursuz işlemesini sağlayan, yolun ritmini bozmadan akmasını mümkün kılan en önemli yapı taşlarından biri de ulaşımı titizlikle üstlenen Yeşilyol Turizm oldu. Organizasyon boyunca konforlu ve güvenli ulaşımı sağlayan Serhat Aslıbay, bu yolculuğun görünmeyen ama hissedilen emeklerinden birini temsil ediyordu.

Yolu Bilen Bir Rehberle Yola Çıkmak
Akif Budak, Türkiye’yi iki kez baştan sona dolaşmış, dünyayı tanımış, sayısız şehirde gastronomi ve turizm organizasyonları düzenlemiş bir isim. Ama bu kez rota farklıydı. Bu kez yol, insanın doğup büyüdüğü topraklara çıkıyordu. GastroTravel, artık büyük kalabalıkların değil; butik, nitelikli ve anlamlı buluşmaların adıydı.

Maçka, Viçe (Fındıklı), Civra (Sürmene), Kemalpaşa, Araklı ve Gafulluk…
Denizden sofraya uzanan bu duraklar, Karadeniz’in hem doğayla hem kültürle kurduğu kadim ilişkiyi anlatıyordu. Bu anlatının en güçlü duraklarından biri ise, bölgenin köklü ailelerinden Konakoğlu Ailesi’nin ev sahipliğinde şekilleniyordu.

Denizden Dağlara Uzanan Bir Gün
Sabah, denizin ritmiyle başlıyor her şey. Balıkçı tekneleri, Karadeniz’in sert ama cömert karakterini hatırlatıyor. Ardından yol kıvrıla kıvrıla Maçka’ya tırmanıyor. Rakım yükseldikçe manzara değişiyor; deniz yerini kar ve sise bırakıyor. Aynı gün içinde dört mevsimi yaşatabilen Karadeniz, bu geçişte kendini bir kez daha hatırlatıyor.
Araçlar duruyor, kapılar açılıyor. Soğuğa rağmen kimse üşümüyor. Kar, tipi, kahkaha ve horon… Bu an, yolculuğun en unutulmaz sahnelerinden biri olarak hafızalara kazınıyor. Tüm bu geçişlerde yolun temposu ve konforu, Yeşilyol Turizm’in profesyonel yaklaşımıyla kendini hissettiriyor.

Bir Durak, Bir Dua
GastroTravel Maçka’nın en sessiz ama en güçlü anı, Karadeniz’in sesi merhum Volkan Konak’ın mezarı başında yaşandı. Dualar edildi, anılar paylaşıldı. Bu durak, yolculuğun yalnızca bir etkinlik değil; bir vefa ve hafıza yolculuğu olduğunu hatırlattı.
Hamsiköy’de Tatlı Bir Mola
Yol Hamsiköy’e uzandığında, Karadeniz’in simge lezzetlerinden biri karşılıyor bizi. Hamsiköy sütlacı, burada bir tatlıdan çok daha fazlası; kuşaklardan aktarılan bir sabır ve emek hikâyesi.

Dağların Arasında Konuşulan Gastronomi
24 Ocak Cumartesi günü Konakoğlu Hotel’de, bu kez kelimelerin ve fikirlerin ağır bastığı bir sofra kuruldu. Programın sunuculuğunu Şef Özlem Mekik üstlenirken, gastronomi; akademi, kültür, sağlık ve girişimcilik ekseninde ele alındı.
İlk oturumda, Hotel & Restaurant dergisi Yazı İşleri Müdürü Hatice Ünal Bilen moderasyonunda “Doğu Karadeniz’de Kadın Girişimciliği” konuşuldu. Bölgenin üretim pratikleri, kadın emeğinin mutfak ve turizmdeki yeri üzerinden ele alındı.

“Turizmde Yeni Yaklaşımlar ve Destinasyon Yönetimi” başlıklı oturumda ise Murat Yunak, Ertan Ustaoğlu, Şebnem Urgancıoğlu, Şatıroğlu Konağı’nın sahibi ve Türkiye Küçük Oteller Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Osman Şatıroğlu ile Volkan Kantarcı, Doğu Karadeniz’in turizm vizyonunu sahadan gelen deneyimlerle değerlendirdi.
“Gastronomi ve Sağlıklı Beslenme” oturumunda Dr. Ender Saraç, yerel mutfağın sağlıkla kurduğu ilişkiyi aktarırken; Prof. Dr. Adnan Kaya ve Prof. Dr. Murat Aksoy, gastronominin kültürel sürdürülebilirlik ve toplumsal hafızadaki rolünü akademik bir çerçevede ele aldı.
Günün ilerleyen saatlerinde “4 Mevsim Karadeniz – Sürdürülebilir Turizm Modelleri” ve “Doğu Karadeniz’de Turizm, Gastronomi ve Girişimciliğin Geleceği” başlıklarıyla bölgenin yarınlarına dair ortak bir vizyon çizildi.

Mutfak Sahneye Çıktığında
Etkinlik boyunca Özlem Mekik, Zeki Kara, Güner Şen, Adem Yılmaz, Mehmet Altaş, Yıldız Özsamaha, Betül Tekin, Emel Varer, Ali Kemal Öztürk, Mustafa Başar, Osman Kotan ve KKTC’den şef ve yatırımcı Selim Yeşilpınar, mutfağı sahneye taşıdı. Özellikle danışman şefler Güner Şen ve Adem Yılmaz tarafından gerçekleştirilen canlı mutfak performansları, gastronominin anlatı gücünü görünür kıldı. Tuzda balık sunumu, bu anların en çok konuşulan ritüellerinden biri oldu.

Karadeniz Sofrası
Öğle yemeğinde kurulan sofrada; balkabağında dana kavurma, pazılı hamsi sarması, hamsi dolması, tuzda alabalık, tamara, patlıcan tavası, turşu kavurması, un helvası ve Trabzon hurmasından çikolatalı tatlı yer aldı. Maçka usulü mısır ekmeği eşliğinde sunulan bu menü, Karadeniz mutfağının geçmişle bugünü nasıl bir arada taşıdığını gösterdi.
Akşam saatlerinde Konakoğlu Hotel’in açık alanında, Konakoğlu Ailesi sponsorluğunda ateş başında mangal organizasyonu gerçekleştirildi. Müzik, horon ve sohbetle zenginleşen gece, yerel halkın da katılımıyla samimi bir Karadeniz buluşmasına dönüştü.

İnançtan Sınır Ötesine Uzanan Yol
25 Ocak Pazar günü rota Sümela Manastırı’na çevrildi. Taş, sis ve sessizlik… Akşamında ise Rize Fındıklı’da, 260 yıllık geçmişe sahip Şatıroğlu Konağı’nda düzenlenen özel yemekte, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu da misafirler arasındaydı. Müzik ve horonla tamamlanan bu gece, yolculuğun bellekte kalan duraklarından biri oldu.
Programın Artvin Hopa üzerinden Batum’a uzanması ise GastroTravel Maçka’nın yalnızca yerel değil; bölgesel ve sınır ötesi bir vizyon taşıdığını bir kez daha gösterdi.

Maçka’dan Ayrılırken
Maçka’dan ayrılırken valizde sadece fotoğraflar yoktu.
Biraz sis, biraz dua, biraz sütlaç tadı ve bolca hikâye vardı.
GastroTravel Maçka, bir gezi değil;
denizden dağlara, sofradan hatıraya uzanan bir yolculuktu.