Gıda güvenliğinde dünyadaki son gelişmeler, bilimsel riskler ve yeni teknolojiler üzerine 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi İstanbul'da başladı. "Güvenli Gıdaya Erişim: Herkesin Hakkı, Herkesin Sorumluluğu" teması ile organize edilen bu kongre, 11 farklı ülkeden yaklaşık 400 bilim insanı, uzman ve sektör temsilcisini bir araya getiriyor. İki gün sürecek etkinlikte, gıda güvenliğinin geleceği bilimsel, teknolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alınacak.
Gıda Güvenliği Kongresi Nedir?
Gıda Güvenliği Derneği'nin liderliğinde, Uluslararası Gıda Koruma Birliği (IAFP) iş birliği ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteğiyle düzenlenen 9. Uluslararası Gıda Güvenliği Kongresi, 5 Kasım'da İstanbul Grand Cevahir Hotel & Convention Center'da başladı. Bu kongre, iki yılda bir düzenlenen ve Türkiye’de yalnızca gıda güvenliğine odaklanan tek organizasyon olma niteliğine sahiptir. Etkinlik, bilim insanları, kamu kurumları, sektör temsilcileri, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları için ortak bir platform sağlamaktadır. Programda yer alan etkinlikler kapsamında 12 oturum gerçekleştirilecek; 65 uzman sözlü, 34 uzman ise poster sunumlarıyla bilimsel çalışmalarını katılımcılarla paylaşacak.

Gıda Güvenliği Ortak Sorumluluk
Kongrenin açılışında, gıda güvenliğinin yalnızca üreticilerin ve denetleyici kurumların değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğu mesajı verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kodeks ve Yem Mevzuatı Daire Başkanı Selim Kaplan, Türkiye'nin gıda üretimi ve ihracatındaki potansiyeline dikkat çekti. Gıdanın artık dünya genelinde stratejik bir güç ve baskı aracı haline geldiğine vurgu yapan Kaplan, bu gelişmeler karşısında ülkelerin üretim kapasitelerini korumalarının kritik bir önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin yerel nüfusunun gıda ihtiyacını karşılayabilen ve yaklaşık 200 ülkeye ihracat yapan bir ülke olduğuna değinen Kaplan, bu başarının güçlü altyapı, gelişmiş gıda sanayisi ve işler bir mevzuat çerçevesinde olduğunu ifade etti.
Tüketici Bilinçlendirmesi ve Ortak Çalışmalar
Kaplan, gıda güvenliğinin sağlanmasında yalnızca kamu otoritesinin çabalarının yeterli olmayacağını, aynı zamanda tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak gıda okuryazarlığına yönelik özel öncelikler tanıdıklarını ve bu alanda çeşitli programlar geliştirdiklerini açıkladı. Aynı zamanda, uluslararası iş birliğinin önemini vurgulayan Uluslararası Gıda Koruma Birliği (IAFP) Başkanı Dr. Manan Sharma, IAFP'nın gıda güvenliği alanında bilimsel bilgi paylaşımını teşvik ettiğini ve dünya genelinde 4,500'den fazla gıda güvenliği profesyonelini bir araya getirdiğini ifade etti.

Gıda Güvenliğinin Ekonomik Etkileri
Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Filis Gergerli, gıda güvenliğinin toplum sağlığı açısından önemini ve ülkelerin ekonomik kalkınmasına etkisini ortaya koydu. Dünya Sağlık Örgütü'nün öngörülerine göre, 2021 yılında güvenli olmayan gıdaların yaklaşık 866 milyon hastalık vakasına yol açtığı ve bu durumun ekonomik kayıplara neden olduğu belirtilmektedir. Gergerli, bu durumun, gıda güvenliğine yatırım yapmanın gerekliliğini ortaya koyduğunu belirtirken, gıda güvenliğinin ülkelerin kalkınma sürecinin temel bir parçası olduğuna dikkat çekti.

Yeni Teknolojiler ve Gıda Güvenliği Yaklaşımları
Kongre Başkanı Dr. Samim Saner, gıda güvenliğinde geleneksel kontrol mekanizmalarının ötesine geçilmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ ve gelişmiş veri analizi araçlarının risklerin önceden tespit edilmesinde giderek daha kritik bir rol oynayacağına dikkat çeken Saner, günümüzde üretim tesislerinde büyük miktarda veri toplandığını ancak bu verilerin etkin biçimde değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Yapay zekâ destekli sistemlerin, potansiyel riskler ortaya çıkmadan haberdar olma kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Saner, gıda güvenliğinde yeni bir yaklaşımın gerekliliğini dile getirdi. Bu bağlamda, gelecekte gıda güvenliğini tehdit edebilecek değişimlerin erkenden fark edilmesinin sağlanmasına yönelik sistemlere duyulan ihtiyaç artmaktadır.

Gastrofizik ve Yeme Deneyimi
Kongrenin açılış konferansında Oxford Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Charles Spence, yeme deneyimini etkileyen duyusal unsurlar üzerine yürüttüğü araştırmaları katılımcılarla paylaştı. Yeme deneyiminin sadece tat alma ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda görme, koku, işitme ve çevresel faktörlerin de katkıda bulunduğunu bilimsel verilerle ortaya koyarak dinleyicilere ilham verdi. Gastrofizik alanındaki çalışmalarıyla lezzet algısının nasıl şekillendiğini açıklayan Spence, bu bağlamdaki derin analizlerini kongre katılımcılarıyla paylaştı.
Kongrenin önemli gündem maddelerinden biri, toplumda giderek artan şekilde görülen gıda güvenliği ile ilgili bilimsel temellere dayanmayan algılar ve yanlış bilgilerdir. Bu konu, özellikle sosyal medya ve popüler yayınlar aracılığıyla, bazı gıda ürünlerinin tamamen zararlı ya da mucizevi özelliklere sahip oldukları yönündeki yanıltıcı iddialar sayesinde daha da karmaşık hale geliyor. Tüketicilerin doğru bilgiye ulaşması, bu tür yanlış söylentilerin arttığı bir ortamda oldukça zorlaşıyor.
Algı Yönetimi ve Yanlış Bilgiler
Prof. Dr. Barbaros Özer, kongre öncesinde gerçekleştirdiği değerlendirmede, gıda ve sağlık ilişkisinin bir algı yönetimi aracı olarak kullanılmasına dikkat çekti. Özer, bilimsel kanıtların göz ardı edildiği durumların, tüketicinin yanlış gıda ve beslenme tercihleri yapmasına yol açabileceğini vurguladı. Bu durum, toplumda sağlıklı beslenme konusunda kafa karışıklığı yaratmakta ve bireylerin doğru seçimler yapmasını zorlaştırmaktadır. Bilimsel verilere dayanarak gıda seçimlerinin yapılması gerektiğini belirten Özer, yanlış bilgilendirmelerin tehlikelerine dikkat çekti.
Panelde Bilimsel Temellere Vurgu
Kongre çerçevesinde, “Topluma Dayatılan Gıda-Sağlık İlişkisi” isimli panel, Kongre Başkanı Dr. Samim Saner’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek. Panelde, Prof. Dr. Ali Esat Karakaya, Prof. Dr. Taner Damcı, Prof. Dr. Barbaros Özer, Prof. Dr. Murat Baş, Prof. Dr. Elgiz Yılmaz Altuntaş ve Levent Küçük gibi önemli isimler bir araya gelecek. Bu oturumda, gıdalar hakkındaki toplumsal iddiaların bilimsel temelleri ele alınacak. Ayrıca, gıda ve sağlık alanındaki bilgi kirliliği ve doğru bilgilerin tüketicilere ulaşması konusundaki sorumluluklar farklı disiplinler göz önünde bulundurularak tartışılacaktır.

Güvenli Gıda Geleceğinde Riskler ve Yenilikler
Bilim temelli risk değerlendirmeleri, gıda tedarik zincirinin güvenilirliği, mevzuat ve denetim süreçleri gibi konular kongrede ele alınacak. Ayrıca, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sunduğu yeni fırsatlar üzerinde de durulacak. Bu bağlamda, yeni risklerin erken tespiti, izlenebilirlik sistemlerinin geliştirilmesi ve bilimsel verilerin karar alma süreçlerinde nasıl kullanılacağı da masaya yatırılacak. Böylelikle, gıda güvenliğinin geleceğine dair daha sağlam bir temel inşa edilmesi hedefleniyor.