Güneydoğu Anadolu bölgesinde, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve bu ürünlerin mamulleri alanındaki ihracat, 2023 yılının ilk beş ayında 1,5 milyar dolara ulaştı. Bu süreçte, hububat sektörü, bölgenin toplam 4,8 milyar dolarlık ihracatı içinde yüzde 30,9'luk bir pay alarak ön plana çıkmaya devam etti. Ancak, geçen yılın aynı dönemine göre sektörün ihraç miktarının yüzde 1,4 oranında düştüğü dikkat çekmekte. İlgili beş aylık dönemde ihraç edilen ürünler arasında 497,3 bin ton makarna, 332,8 bin ton buğday unu ve 203,2 bin ton ayçiçek yağı yer aldı. Özellikle ayçiçek yağının ihracatı, yüzde 22,7 artış göstererek 331,5 milyon dolara erişirken, makarna ihracatı da yüzde 8,8'lik bir artışla 269 milyon dolara yükseldi. Ortalama ihracat birim fiyatlarında ise yüzde 1,3'lük bir artış kaydedildi. Orta Doğu'ya yapılan ihracat, yüzde 12,3'lük bir düşüşle 591,9 milyon dolara gerilerken, Afrika pazarına yapılan ihracatta ise yüzde 15,9 oranında bir artış ile 535,2 milyon dolara ulaşıldı.

Orta Doğu Ticareti İçin Güçlü Yeni Koridorlar
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, artan lojistik tıkanıklıklar ve jeopolitik belirsizliklerin, güvenilir kara koridorlarına ihtiyaç duyurmakta olduğunu vurguladı. Kadooğlu, Suriye güzergahında sağlanan operasyonel istikrarın ve yeni transit hatların, Türkiye’nin bölgedeki gıda arz güvenliğindeki rolünü güçlendirdiğini belirtti. Bu bağlamda, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizliklerin, tedarik zincirinde güvenilir kara koridorlarının inşasını zorunlu hale getirdiğinin altını çizdi. Ayrıca, Suriye'nin normalleşme sürecinin, komşu ülkelerle ticari hacmin artırılmasıyla kalmayıp, tüm bölge için gıda arz güvenliğine katkıda bulunacak stratejiler sunduğunu ifade etti.
Tedarik Süreçlerinin Yönetimi
Kadooğlu, Türkiye'nin bölgesel tedarik merkezi konumunun güvence altına alınabilmesi için gıda ticaret stratejisinin tarımsal dinamiklerle uyum içinde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, yeni hasat dönemine yönelik rekolte beklentilerini ve uluslararası gıda pazarlarındaki gelişmeleri aktarırken, bu yıl yurt genelinde hububat rekoltesinin tarihi seviyelere ulaşmasının ülkenin gıda arz güvenliği için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Ancak, iklim değişikliklerinin hasat takvimini sıkıştırmasının, kalite farklarını da beraberinde getirebileceği konusunda uyarıda bulundu. Kadooğlu, iç piyasa dinamiklerini gözeterek üretim maliyetlerini dengelemek ve yüksek ürün kalitesini sağlamanın, hammadde tedarikinin önemini arttırdığını ifade ederek, bu süreçte strateji geliştirmeye devam edeceklerini belirtti.