Gastrofill GastroHaber Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Tahıl İhracatı 9 Ayda 2,8 Milyar Doları Aştı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin Tahıl İhracatı 9 Ayda 2,8 Milyar Doları Aştı

Okunma Süresi: 3 dk

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Eylül ayında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında 300,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk dokuz ayında gerçekleşen toplam ihracat, %5,6’lık bir artışla 2,8 milyar dolara ulaştı. Bölge, Türkiye'nin hububat ihracatındaki %30,9'luk payı ile liderliğini devam ettiriyor. Ayrıca, bu süreçte ihracat miktarı %3,7 artış göstererek 3,3 milyon ton hâline geldi. Bu dönemde yapılan ihracat arasında 931,1 bin ton makarna, 568,6 bin ton buğday unu ve 338,6 bin ton ayçiçek yağı dikkat çekiyor. Özellikle ayçiçek yağı, 563 milyon dolarlık bir gelir elde ederek en fazla kazanç sağlanan ürün oldu; makarna ise 502,7 milyon dolarlık bir gelirle ikinci sırada yer aldı. Orta Doğu pazarına yapılan ihracat ise 1,2 milyar dolara yaklaşırken, Afrika’ya 984 milyon dolarlık bir ihracat yapıldı.

İhracat Verilerinin Değişimi ve Ekonomik Dinamikler

Yılın ilk üç çeyreğine dair ihracat rakamlarını analiz eden TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektördeki gelişmeleri değerlendirirken yalnızca toplam ihracat değerlerinin dikkate alınmasının yetersiz olduğunu ifade etti. Bu bağlamda Kadooğlu, "Sektörün ihracat performansındaki farklılıklar, ülkeden ülkeye değişen çeşitli dinamiklerden kaynaklanıyor. Bölgesel çatışmalar, her pazardaki tüketim alışkanlıkları ve dış ticaret koşullarının belirgin biçimde farklılaştığını gözlemliyoruz" dedi.

Pazar Taleplerindeki Değişiklikler

Kadooğlu, "Özellikle satın alma güçleri, dövize erişimler ve temel gıdaya olan ihtiyaç gibi faktörler, hassas ekonomik duruma sahip ülkelerde ithalat eğilimlerini değiştirdiğini görüyoruz. Mesela, bazı Afrika ülkelerindeki döviz likiditesinin azalması, temel gıdalar olan un ve bitkisel yağlara talebi artırdı. Bunun yanında, daha yüksek katma değerli ürünlere yönelik alımların temkinli hale geleceği de gözlemleniyor" şeklinde eklemede bulundu. Bu nedenle, ihracat stratejileri oluşturulurken yalnızca ticaret hacmi değil, aynı zamanda o hacmi etkileyen talep kalitesinin de dikkate alınmasının önemine vurgu yaptı.

Ticaret Koşullarına Hazırlık Durumu

Hedef pazarların gıda ve ticaret politikalarındaki değişikliklerin de talepler üzerindeki etkilerinin göz önüne alınması gerektiğini söyleyen Kadooğlu, "Başlıca ihracat pazarlarında ithalat finansmanı ve ödeme koşullarının yeniden yapılandırıldığı bir süreç içindeyiz. Bazı ülkelerin, özellikle yerli üretimi desteklemeye yönelik politikalar geliştirdiklerini görüyoruz. Irak'taki ithalat vergilerinin peşin ödenmesi zorunluluğu, Cezayir’in makarna gibi gıda ürünlerinde yerel üretimi artırıcı yönelimi, Mısır'ın buğday üretimini ve ithalatını artırma hedefi, bu dönüşümlerin örnekleri arasında" dedi. Kadooğlu, bu gelişmelerin, ülkelerin gıda arzı ve ticaretini kendi önceliklerine göre yeniden şekillendirdiği bir sürecin parçaları olduğunu belirterek, gelecekte hangi pazarda hangi ürünlerle yer alacaklarını öngörmeye çalıştıklarını ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *