Gastrofill GastroHaber Fettah Tamince: Hedefimiz 100 Milyon Turist Değil, Artan Turizm Geliri Olmalı

Fettah Tamince: Hedefimiz 100 Milyon Turist Değil, Artan Turizm Geliri Olmalı

Okunma Süresi: 6 dk

Rixos Hotels'in kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Fettah Tamince, ATF26 Türkiye etkinliğinde gerçekleştirdiği keynote konuşmasında Türk turizminin 40 yıllık gelişim sürecini ele alarak, sektörün yeni bir stratejiye geçmesi gerektiğinin altını çizdi. Tamince, Türkiye'nin artık sadece ucuz iş gücü ve yatak kapasitesini artıran bir yaklaşım benimsemesinin yetmeyeceğini ve turizmde farklılaşmanın, katma değer oluşturmanın, ürün çeşitliliği sağlamanın yanı sıra küresel marka oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Yeni otel yatırımları yerine mevcut tesislerin daha verimli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Tamince, Türk turizminin daha geniş bir coğrafyaya yayılması gerektiğini ve uluslararası yatırımcılarla daha fazla iş birliği yapılmasının önemine işaret etti.

ATF26 Türkiye’nin Açılışı ve Tamince’nin Değerlendirmeleri

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF26 Türkiye), 26-28 Ekim 2026 tarihleri arasında sekizinci kez ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi'nde düzenlendi. Türkiye İş Bankası'nın ana sponsorluğunda ve Kilit Hospitality'nin ana partnerliğinde gerçekleştirilen fuarın ilk gününde Fettah Tamince, "Türk Turizminin Küresel Yolculuğu" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Tamince, Türk turizminin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşümü ve Türkiye’nin uluslararası turizm arenasındaki gelişimini kendi deneyimleri üzerinden aktardı. Mevcut büyüme modelinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Tamince, bu durumu Türk turizminin geleceği açısından kritik bir nokta olarak değerlendirdi.

40 Yıllık Değişim ve Yeni Dönem İhtiyacı

Fettah Tamince, turizm alanındaki kariyerine 1986 yılında Antalya Kaleiçi'nde bir halı mağazasında çalışarak başladığını belirtti. Türkiye’nin son 40 yılda turizm alanında kat ettiği mesafenin oldukça büyük olduğunu ifade eden Tamince, o dönem ülkenin sahip olduğu doğal güzellikler ve turizm potansiyeline rağmen önemli altyapı boşluklarının bulunduğunu dile getirdi. Ancak, bu başarıda sektörün öncü isimlerinin ve yatırımcıların büyük emeklerinin olduğunu da vurguladı. Türkiye’nin zaman içinde havalimanları, ulaşım altyapısı, turizm şehirleri ve uluslararası otel markaları ile sağladığı ilerleme önemliyken, bu süreçle birlikte bazı sorunların da beraberinde ortaya çıktığını belirtti.

Ucuz İş Gücüne Dayalı Modelin Sona Ermesi

Konuşmasında Türk turizminin büyüme modelini revize etmenin gerekliliğini de vurgulayan Tamince, geçmişteki yaklaşımın artık yeterli olmadığını ifade etti. Türkiye’nin ekonomik yapı ve demografik özelliklerinin dönüşmeye başladığını belirten Tamince, ucuz iş gücüne dayalı bir modelin sürdürülebilir olmadığını savundu. "Biz artık ucuz iş gücüyle iş yapan bir ülke değiliz ve olmayacağız," diyen Tamince, bu doğrultuda sektörün yeni koşullara adapte olması ve stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Farklılaşmanın Önemi ve Yeni Ürün Geliştirme

Türk turizminin geleceği hakkında yaptığı değerlendirmelerde, mevcut otel yatırımlarına değinen Fettah Tamince, benzer özellikte otel sayısının sürekli artmasının sektör için sağlıklı bir büyüme modeli olmadığını belirtti. 2027 yılından itibaren yatırımcıların benzer tesislerle değil, mevcut otellerin verimliliğini artırma ve farklılaşma üzerinde yoğunlaşması gerektiğini ifade etti. "Yeni otel, yeni otel değil. Farklı otel, farklı ürün," diyen Tamince, yalnızca sayıya değil, kalitede ve çeşitlilikte de yeniliklere gitmek gerektiğini aktardı.

Yeni Hedef: Yüksek Harcama Gücüne Sahip Misafir Grupları

Fettah Tamince, Türkiye’nin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmaya odaklanmasının yetersiz olduğunu, daha yüksek harcama gücüne sahip müşteri profillerine yönelik ürünler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Turizm gelirlerinin artırılması açısından temel hedefin capacity büyütmek değil, katma değer yaratmak olması gerektiğini belirtti. Yüksek harcama gücüne sahip misafirlerin beklentilerine uygun konaklama seçenekleri ve deneyim ürünlerinin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Tamince, örnek teşkil edebilecek Avrupa’da yüksek gelir sağlayan işletmeleri örnek gösterdi.

Sağlıklı Yaşlanma ve Sürdürülebilirlik Fırsatları

Dünya genelinde sağlıklı yaşlanma ve sürdürülebilirlik konularının giderek önem kazandığını belirten Tamince, Türkiye'nin bu alanlarda uluslararası çapta öne çıkacak markalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Antalya’nın güçlü konaklama imkanlarının sağlık ve uzun süreli konaklama gibi yeniliklerle birleştirilebileceğini vurguladı. Özellikle Avrupa'nın yaşlanan nüfusunun sunduğu fırsatların göz önünde bulundurulmasının önemine dikkat çekti.

Turizm Faaliyetlerini Yaymak: Ulusal Sorumluluk

Türk turizm potansiyelinin yalnızca kıyı bölgeleriyle sınırlı olmadığını belirten Tamince, turizmin Anadolu’nun farklı bölgelerine yayılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin daha önce yalnızca sahil turizmine odaklandığını ancak bu modelin sürdürülebilir olmadığına işaret ederek, örnek olarak İtalya, Fransa ve ABD'deki çeşitliliği sundu. Tamince, "Biz turizmi ülkemizin her tarafına yaymakla mükellefiz," diyerek yatırımcıların bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Yatırımlar ve Küresel Rekabet

Tamince, Türk turizminin uluslararası rekabet koşullarını da değerlendirdi. Vietnam, Mısır ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin büyük turizm yatırımları yaptığını belirterek, Türkiye’nin de bu değişimleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı. Uluslararası alanda rekabetin hızla arttığını belirten Tamince, Türk turizminin yalnızca geçmiş başarılarıyla yetinmemesi gerektiğini, yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türk Turizm Markalarının Küresel Pazara Taşınması

Türkiye’nin turizm alanında güçlü bir bilgi birikimine ve önemli markalara sahip olduğunu belirten Tamince, bu potansiyelin dünya pazarlarına daha etkin bir şekilde taşınmasının gerekliliğini savundu. Türk turizm markalarının yalnızca otelcilikle sınırlı olmadığını, birçok alanda insanlara hizmet sunduğunu ifade etti. Türk yatırımlarını global pazara taşımak için sunulan çeşitli desteklerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Bütünsel Finansman Modellerine Geçiş

Tamince, Türkiye'nin turizm sektörünün, yeni büyüme modelinde finansmanın daha önemli hale geldiğine dikkat çekerek, yatırımcıların uluslararası sermaye piyasalarına yönelmesi gerektiğini ifade etti. Dünyadaki büyük yatırım fonlarının turizm sektörüne ve gayrimenkule önemli kaynak aktardığını belirten Tamince, Türk turizminin de bu finansal olanaklardan yararlanabileceğini söyledi.

Mevcut Durumun Yeniden Değerlendirilmesi Gerekiyor

Tamince, Türk turizminin mevcut çalışma yöntemlerini gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayarak, sektör temsilcilerinin yeni yatırımlar ve farklı ürünlerle ilgili sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin geçmiş krizlerden ders alarak kriz yönetimi stratejileri geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle artan maliyetler ve değişen küresel koşullar karşısında sektörün kendini yeniden yapılandırması gerektiğine de değindi.

Antalya’nın Fuarcılık Potansiyelinin Artırılması

Son olarak, Antalya Turizm Fuarı'nın sektördeki önemine değinen Tamince, etkinliğin organizasyonunu üstlenen ekibe teşekkür etti. Antalya’nın güçlü altyapısının ve turizm tecrübesinin daha fazla uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapabilecek düzeyde olduğunu belirtti. Fuarcılığın geliştirilmesinde tüm sektör paydaşlarının daha fazla katkı sunması gerektiğini savunan Tamince, bu tür organizasyonların yerel oteller üzerinde ciddi ekonomik etkiler yaratabileceğini vurguladı. Tamince, Türk turizminin geleceğinin, verimlilik, farklılaşma ve uluslararası alanda büyüme hedefleri doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *