Gastrofill GastroHaber Anadolu'nun 5 Bin Yıllık Zengin Mirası, "Mirasın Sofrası" Etkinliğiyle İstanbul'da Gastronomik Bir Şölene Dönüştü

Anadolu'nun 5 Bin Yıllık Zengin Mirası, "Mirasın Sofrası" Etkinliğiyle İstanbul'da Gastronomik Bir Şölene Dönüştü

Okunma Süresi: 3 dk

Lesaffre Türkiye, Eskişehir'de 5 bin yıllık antik ekmek mirasını, ünlü şef Murat Deniz Temel’in özel dokunuşlarıyla, İstanbul'da gerçekleştirilen özel bir tadım etkinliğine taşıdı. Şirket, “Gezegeni daha iyi beslemek ve korumak için birlikte çalışmak” hedefi etrafında, Ar-Ge çalışmalarıyla bu tarihi mirası modern gastronomiyle buluşturmayı amaçlıyor. Bu çabalar esnasında Anadolu'nun köklü değerlerini sürdürülebilir bir geleceğe taşımayı da hedefliyor.

Arkeolojik Miras ve Gastronomi İlk Kez Aynı Tabakta

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle gerçekleşen Küllüoba kazılarına önemli bir destek veren Lesaffre Türkiye, bu iş birliğini daha ileri seviyelere taşıyor. Eskişehir'de yerel olarak üretilen Küllüoba Ekmeği, bu özel etkinlikte İstanbul'un gastronomi sahnesiyle buluşma fırsatı yakaladı. İlk kez yapılan ekmek ve yemek eşleşmeleri, 5 bin yıl öncesine ait lezzetleri modern mutfak teknikleriyle bir araya getirerek konuklara eşsiz bir deneyim sundu. Katılımcılar, geçmişin lezzetlerini, günümüzdeki yenilikçi yöntemlerle sentezlenmiş olarak tatma şansı buldu. Bu sayede, kültürel mirasın korunması ve gastronomi alanında yenilikçi yaklaşımlar geliştirilmesi amaçlandı.

Geleceğin Çözümleri İçin Ar-Ge Çalışmaları Sürüyor

Lesaffre Türkiye, sürdürülebilir tarım ve üretim yöntemleri üzerinde çalışarak, ekmek üretiminde geleceğin çözümlerini geliştirmek için Ar-Ge projelerine devam ediyor. Şirket, dünya genelinde her üç ekmekten birinin üretiminde yer alarak, ekmek endüstrisinin gelişimine katkı sağlıyor. Küllüoba kazısının desteklenmesi, aynı zamanda bu kadim bilgilerin modern insanla buluşmasını sağlıyor. Lesaffre Türkiye'nin hedefi, geleneksel yöntemleri koruyarak, mükemmel tatları ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını birleştirmek. Bu konudaki çalışmalar, tarım ve gıda sektöründe sürdürülebilirliğin yanın sıra, toplumsal bilincin de artmasına yardımcı oluyor.

Lesaffre Türkiye, 5 bin yıllık ekmek mirasına sahip çıkarak, bu zengin kültürel değeri Türk mutfaklarına entegre etmeye yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütüyor. Bu çerçevede, tarihi ekmek tariflerini modernize ederek, profesyonel mutfaklarda farklı formlarda sunma hedefiyle hareket ediyor. Ünsal Yamaner, Lesaffre Türkiye Genel Müdürü, bu konudaki heyecanını şu sözlerle ifade etti: "Küllüoba kazılarının ana sponsoru olarak, bu topraklardan çıkan her yeni bulguyu heyecanla takip ediyor ve kamuoyunu aydınlatmaya devam ediyoruz. Bu akşam, orijinal ekmeğe sadık kalınarak yeniden hayat bulan Küllüoba Ekmeği’nı, Şef Murat Deniz Temel’in yaratıcı menüsü eşliğinde İstanbul’da ilk kez sunduk."

Göz Alıcı Lezzetlerin Keşfi

Lesaffre Türkiye, geçmişin tohumlarını günümüze taşıyarak, geleneği modern gastronomi ile buluşturmanın heyecanını yaşıyor. Yamaner, bunun yalnızca kültürel bir mirası ortaya çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda gezegenin geleceği için sağlıklı beslenmeye yönelik bir adım atacaklarını vurguladı. "Amacımız, bu mirasa sahip çıkarken gezegeni daha iyi beslemek ve korumak için geçmişten gelen bu kadim kültürü gelecek nesillere nasıl taşıyabileceğimizi keşfetmek," diyor. Ar-Ge çalışmaları, ekmek kültürümüzün yalnızca tarihin sayfalarında kalmayıp, yaşayan bir miras olarak sofralarda yer almasını hedefliyor.

Kültürel Sorumluluk ve Proje Geliştirme

Lesaffre Türkiye, Küllüoba kazı alanında gerçekleştirdiği projelerle yerel buğday türlerinin korunması ve fiziksel düzenlemeler yaparak kültürel sorumluluğunu yerine getiriyor. "Mirasın Sofrası" olarak adlandırdığı bu projeyle, Anadolu’nun binlerce yıllık ekmek kültürünün modern dünyadaki potansiyelini yeniden gözler önüne seriyor. Bu uzun soluklu çalışma, hem tarihsel bilgiyi canlı tutmayı hem de yerel üretimi desteklemeyi amaçlıyor. Bunun yanı sıra, Anadolu'nun zengin gastronomik mirası, dünya mutfakları için de ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Lesaffre Türkiye, bu mirası yaşatmak ve geliştirmek adına attığı her adımda, tarihi ve kültürel değerlerin önemini göz ardı etmiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *