Gastrofill Uncategorized Bozcaada'da Kuzey Ege Denizi'nde İlk Kez Sert Mercan Transplantasyonu Uygulandı!

Bozcaada'da Kuzey Ege Denizi'nde İlk Kez Sert Mercan Transplantasyonu Uygulandı!

Okunma Süresi: 5 dk

Sosyal İklim Derneği'nin Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ile iş birliği içerisinde yürüttüğü "Bozcaada Mercan Resiflerinin Korunması" projesi, Tuzburnu-İncirliada bölgesinde 53 bilimsel dalışla toplamda 180 deniz canlısı türünü kaydetti. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tehlikede sınıflandırılan Taş Mercan türü Cladocora caespitosa üzerinde Kuzey Ege Denizi'nde daha önce yapılmamış bir sert mercan transplantasyonu gerçekleştirildi. Proje, bilimsel çalışmaların yanı sıra çocuklara yönelik atölyeler ve farkındalık oturumları gibi sosyal etkinliklerle desteklendi. Ayrıca, dijital bir enstalasyon sergisi düzenlenerek, mercan resiflerine toplumsal dikkat çekildi.

Proje Detayları

Turquoise Coast Fund (Turkuaz Kıyı Fonu) adı altında Conservation Collective, Türkiye Mozaik Foundation ve Sivil Toplum için Destek Vakfı'nın katkılarıyla hayata geçirilen bu proje, Türkiye'nin Kuzey Ege bölgesindeki en büyük üçüncü ada olan Bozcaada'nın şu anda Akdeniz'in en önemli deniz biyoçeşitlilik alanlarından biri olduğunu ortaya koymak için çalışmaktadır. Sosyal İklim Derneği'nin liderlik ettiği projede, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Prof. Dr. H. Barış Özalp bilimsel önderlik görevini üstlenirken, Dr. Senem Önen Tarantini ve Dr. Alper Evcen gibi uzmanlar ile gönüllü araştırmacı Yük. Biy. Simge Özalp projeye destek verdi. 2025 Nisan’ından başlayarak 2026 Haziran’ına kadar Tuzburnu-İncirliada bölgesinde denizel biyoçeşitlilik envanteri oluşturmak amacıyla girişimlerine devam etmektedir.

Deniz Biyoçeşitliliği Araştırmaları

Proje kapsamında 0-46 metre derinlik aralığında gerçekleştirilen 53 bilimsel dalışta, 904 metrekarelik bir alanda transekt-kuadrat ve fotokuadrat yöntemleri ile deniz biyoçeşitliliği araştırmaları yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda, farklı filuma ait 180 deniz canlısı türü belirlenmiştir. Bu türlerden 29’u uluslararası anlaşmalar (Barcelona, BERN) ve Türkiye’nin kendi mevzuatı (1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, IUCN Kırmızı Liste) kapsamında nesli tehlikede veya koruma altına alınmış olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, bölgeden 8 tür ilk kez bilim dünyasına kaydedilmiştir.

Taş Mercan Üzerine Verilen Önem

Projenin en önemli odak noktalarından biri, nesli tehlike altında bulunan Taş Mercan Cladocora caespitosa türüdür. Bu tür, Akdeniz’de resif oluşturan ender türlerden biridir ve Tuzburnu bölgesindeki doğal resif alanları, Hırvatistan'daki Mljet Ulusal Parkı ve İspanya'daki Columbrete Adaları’ndaki önemli resif alanları ile karşılaştırılabilir değer taşımaktadır. İncelenen alanda 3.290'a kadar mercan kolonisi tespit edilmiştir; ancak 67 ölü koloni de kaydedilmiştir. Ölümlerin başlıca sebepleri arasında dip ağı, ırgıp ve tekne çapasının yol açtığı hasar yer almaktadır.

Sert Mercan Transplantasyonu

Proje çerçevesinde, Kuzey Ege Denizi'nde ilk kez sert mercan transplantasyonu gerçekleştirilmiştir. Çeşitli balıkçılık baskıları ve çıpalama nedeniyle substratından kopan 50 mercan kolonisi, bilimsel yöntemlerle tekrar doğal yaşam alanlarına yerleştirilmiştir. Bu uygulama, Türkiye’de nesli tehlike altındaki bir sert mercan türü üzerinde yapılan ikinci transplantasyon çalışması olarak kaydedilmiştir. Ayrıca, bu çalışma neticesinde mercan resif alanını koruma amaçlı bölgeye yeni şamandıralar yerleştirilmiştir. Şamandıralar, ağ atımı ve çıpalama gibi faaliyetlerin sınırlandırılmasında katkıda bulunmaktadır.

Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Sağlığı

Yürütülen araştırmalar sırasında bölgede var olan zengin biyoçeşitlilik belgelendi. Koruma altında olan hassas türler arasında orfoz (Epinephelus marginatus), iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta), Avrupa ıstakozu (Homarus gammarus) ve harnup (Epinephelus costae) gibi türler mevcuttur. Ayrıca, 904 metrekarelik alanda 36 tür sünger, 49 tür balık ve 22 tür yumuşakça kaydedilmiştir. Bölgedeki deniz çayırları (Posidonia oceanica) ve korallijen habitatlarının sağlıklı yapısı, bu ekosistemin korunmuş durumda olduğuna işaret etmektedir.

Sosyal Sorumluluk ve Farkındalık Etkinlikleri

Proje yalnızca bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmayıp güçlü bir sosyal etki boyutuna sahiptir. Faaliyetlerin amacı, mercan resiflerinin korunması konusunda toplumsal bilinç oluşturmak olarak belirlenmiştir. Çocuklar için düzenlenen sualtı materyal-sanat atölyelerinde, deniz hayatını korumak için kilden sualtı materyalleri tasarlanmıştır. Bu eserler, mercan resif alanındaki hasarı görsel bir farkındalık aracı haline getirmiştir. Ayrıca, Bozcaada Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen etkinliklerde, yerel halka mercan resiflerinin ekolojik önemini anlatan oturumlar gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlar sırasında, balıkçılara sürdürülebilir avlanma yöntemleri öğretilmiş, yerel yönetimle de deniz koruma alanı statüsü kazanma yolları tartışılmıştır.

Yenilikçi İletişim Yöntemleri

"Mercanların Sesi" adı verilen dijital sergi, nesli tehlike altındaki Cladocora caespitosa mercan türünün korunması konusunu ses ve ışık enstalasyonu ile izleyicilere aktarmayı hedeflendi. Bu sergi, biyoçeşitliliğin korunma gerekliliğini ve iklim değişikliği tehditlerine dikkat çekerek sanatseverlere ve doğa tutkunlarına ulaşmayı amaçlamaktadır. Projenin tüm aşamalarını belgeleyen bir belgesel film ise sualtı çekimleriyle bilimsel çalışmaların yanı sıra sosyal etki etkinliklerini de kapsamaktadır. Bu belgesel, projeyi hem yerel hem de uluslararası düzeyde görünür hale getirmek için önemli bir araçtır. Ayrıca, kapsamlı bir sualtı fotoğraf ve video arşivi ile bilimsel bir çalışma kitabı da hazırlanmıştır.

Koruma Çabaları ve Gelecek Hedefleri

Proje ekibi, elde edilen veriler çerçevesinde Tuzburnu Doğal Mercan Resif Bölgesi’nin Türkiye Deniz Koruma Alanları Sistemine dahil edilmesini ve mercan kolonilerinin en yoğun olduğu bölge olan 904 metrekarelik alanda balıkçılık yasağı uygulanmasını önermektedir. Bu öneri, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi'nin 2030 yılına kadar deniz ve kara alanlarının en az yüzde 30'unun koruma altına alınmasını hedefleyen 30x30 hedefiyle doğrudan ilişkilidir.

Projenin tüm süreçlerini ve sualtı görüntülerini içeren belgesel film yayında. Bozcaada'nın zengin sualtı yaşamını keşfetmek ve mercan resiflerinin korunmasının gerekliliğini anlamak için belgeseli izleyebilirsiniz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *