Gastrofill GastroSağlık Ekran Bağımlılığı ve Yemek Alışkanlığı: Psikolojik Etkileriyle Dikkat Çekiyor!

Ekran Bağımlılığı ve Yemek Alışkanlığı: Psikolojik Etkileriyle Dikkat Çekiyor!

Okunma Süresi: 3 dk

Dijital ekranların yaşamımıza etkileri giderek artarken, bu durum yemek alışkanlıklarımıza da yansımakta. Televizyon, tablet ve telefon gibi cihazların yanında yemek yeme alışkanlığı neredeyse her yaştan insan arasında yaygın hale geldi. Bununla birlikte, ekran karşısında yemek yeme alışkanlığının artması, uzmanlar tarafından dikkate değer psikolojik ve davranışsal riskler barındırıyor.

Yemek Yeme Eyleminin Psikolojik Boyutu

Uzmanlar, yemek yemenin yalnızca bir fiziksel gereksinim olmadığını, aynı zamanda dikkatin, farkındalığın ve duygusal dengeyi sağlamanın önemli bir parçası olduğunu ifade ediyor. Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi'nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sema Bayçın, yemek zamanlarının zihin üzerinde derin etkiler bıraktığını ve bu süreçlerin nasıl işlediğini araştırmanın önemine vurgu yapıyor. Yemek yerken dikkat dağınıklığına neden olan dijital cihazların varlığı, bireylerin yeme deneyimini olumsuz etkileyebilir. Yemeğin tadı ve aroması içten bir deneyim sunarken, ekranların sunmuş olduğu dijital içerikler duyuların baskın hale gelmesine yol açarak bireyin doğal yemek zevkini gölgede bırakıyor.

Dopamin ve Yeme Alışkanlıkları Arasındaki Bağlantı

Dr. Sema Bayçın, ekran izleme alışkanlığının, beyin üzerinde dopaminik bir aşırılık yaratabileceğini belirtiyor. Dijital ortamda izlenen bir video ya da sosyal medya akışı, beynin ödül merkezini sürekli olarak uyarırken, yemeğin sağladığı doğal tat ve koku gibi temel duyular göz ardı ediliyor. Bu durum, bir zaman sonra bireyin ekran olmadan yemek yemekten keyif almaz hale gelmesine neden olabiliyor. Birçok kişi, yemek yerken izledikleri içerik bittiğinde, yemeyi de sonlandırıyor. Bu alışkanlıklar, bireylerin kilo kontrolünü kaybetmesi ve gıda ile olan ilişkilerinin bozulması gibi uzun vadeli olumsuz etkilere yol açarak, sağlığı tehdit edebiliyor.

Duygusal Yenilgi ve Farkındalıksız Tüketim

Yetişkin bireyler, yemek yerken ekranlara yönelme eğiliminin çoğunlukla günlük stres ve kaygıyla baş etmek için bir kaçış yolu sunduğunu ifade ediyor. Ekranlar, bireylerin o anki duygusal yükleriyle yüzleşmelerini engelleyerek, bir tür anestezi işlevi görüyor. Prefrontal korteksin dijital içeriklerle meşgul olması, doyma sinyallerinin beyinle buluşmasına engel oluyor. Bu durum, bireyin yemek yeme davranışını sadece içerik sonlandığında sonlandırmasına neden olabiliyor. Uzun vadede ise bu alışkanlık, duygusal yeme bozuklukları ve kronik obezite gibi ciddi sağlık problemlerine yol açacak psikolojik sorunları tetikleyebilir.

Sosyal İzolasyon ve Yemek Saatleri

Yemek zamanları, bir ailenin toplumsallaşma geleneğini temsil eder; ancak dijital ekranların bu masa kültürüne dahil olması, insanlar arasındaki fiziksel birlikteliği azaltıyor. Aile üyelerinin birbirine bakmak yerine ekranlara yoğunlaşması, empati ve sosyal bağları olumsuz etkileyerek yalnızlık hissini derinleştiriyor. Çocuklar için bu durum, dil gelişimini ve sosyal becerilerini olumsuz etkileyebilirken, yetişkinler arasında da yalnızlık ve sosyal anksiyete hissinin artmasına neden olabiliyor. Sosyal izolasyon, bireylerin yalnızlık duygusunu artırırken, aile içi iletişimde sorunlara yol açması da kaçınılmaz hale geliyor.

Bilinçli Farkındalık ve Sağlıklı İlişkiler İnşa Etme

Uzm. Dr. Sema Bayçın, bu döngüyü kırmanın yolunun yemek eylemini önemsemekten geçtiğini belirtiyor. Sofra, dijital içeriklerden arındırılmış ve güvenli bir alan olarak oluşturulmalı. Yemeklerin dokusuna, aromasına ve tadına odaklanarak yapılan bir yeme şekli, hem zihinsel rahatlama sağlar hem de stres yönetimini destekler. Bu yaklaşım, bireylerin ruhsal ve fiziksel sağlıklarını korumalarına yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki gerçek doygunluk, sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da yemeğin farkına varmakla ilgilidir. Bu nedenle, ekranın ışığının ötesinde, tabağımızdaki yemek ve yanımızdaki insanın gerçekliğine dair bir farkındalık oluşturarak daha sağlıklı bir yaşam sürdürebiliriz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *