Burhaniye ilçesindeki zeytin üreticileri, artan maliyetler ve işçilik ücretleri nedeniyle devletin prim desteği talebinde bulunuyor. Türkiye'nin zeytin üretimi açısından önemli merkezlerinden biri olan Burhaniye'de, beklenen yüksek rekolteye rağmen, yaşanan mali sıkıntılar, üreticilerin endişelerini artırıyor. Son yıllarda yaşanan kuraklıkların ardından bu yıl yağışlı bir dönem geçirildi. Ancak, işçilik ve hasat giderlerindeki artış, hasas sürecini olumsuz etkiliyor.

Artan Hasat Maliyetleri ve Zeytin Üreticilerinin Talebi
Edremit Körfezi’nde zeytin üretimi yapan çiftçiler, bu yıl 'var yılı' olması ile birlikte yüksek verim almayı umuyor. Fakat yükselen maliyetler, üreticilerin hasat süreçlerini oldukça zor hale getiriyor. Üreticiler, artan işçilik giderleri ve diğer masrafların karşılanabilmesi için devletin prim desteği sağlaması gerektiğini vurguluyor. Zeytin hasadı yapılmadan önce mutlaka bu desteklerin verilmesi gerektiğine inanıyorlar. Zeytin üretici birlikleri, bu konuda hükümet ile görüşmeler yaparak çözüm arayışlarında bulunuyor. Yüksek maliyetlerin bir an önce düşürülmemesi durumu, yerel ekonomiyi de olumsuz yönde etkileyebilir.
Burhaniye’de Zeytin Üretiminin Önemi
Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol, zeytin üretimin bölge açısından büyük öneme sahip olduğunu belirterek, zeytin ağacının iki yıldır kuraklık yüzünden zarar gördüğünü, bu yıl ise yağışların bereket getirdiğini ifade etti. Ayrıca, Avrupa'daki zeytin rekoltesinin de artması nedeniyle, yerel satış fiyatlarının da etkilendiğini söyledi. Varol, yüksek maliyetlerin zeytin üreticilerini zor duruma düşürdüğüne dikkat çekerek, devletin bu durumu göz önünde bulundurmasını ve ardından gerekli desteği sunmasını gerektiğini belirtti. Zeytin üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak ve kalitenin korunması için finansal desteklerin elzem olduğunu vurguladı.

Çiftçilerin Gelecek Beklentileri
Zeytin üreticileri, önümüzdeki dönemde yaşanacak hasat döneminin kendileri için büyük bir fırsat sunabileceğini düşünüyor. Ancak artan maliyetlerin, bu fırsatı değerlendirmelerini engelleyeceği kaygısını taşıyorlar. Devletin vereceği prim desteği, hem üreticilerin yükünü hafifleterek hem de zeytin üretiminin devamlılığını sağlayarak önemli bir rol oynayacaktır. Üreticiler, bu yıl yüksek rekolte ile buluşmanın yanı sıra, maliyetlerin de desteklenmesi durumunda daha verimli ve karlı bir hasat gerçekleştirme şansı bulacaklarına inanıyorlar. Bu nedenle, zeytin üreticileri taleplerinin dikkate alınmasını ve gerekli adımların atılmasını umut ediyorlar.
İhracatın önünün açılması için talepler yükseliyor. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren Varol, ihracat kotalarının artırılmasının gerekliliğine dikkat çekti. Hem iç tüketimin artırılması hem de dış pazarlarda daha etkili olabilmek adına devlet desteği beklediklerini vurguladı. Bu yıl için 400 bin tonun üzerinde rekolte bekleyen sektör, kotaların yanı sıra fiyatların da tüketiciye daha uygun hale getirilmesini istiyor.
İhracat Kotaları ve Sektör Üzerindeki Etkileri
Varol, ihracat kotalarının sektör üzerinde yarattığı olumsuz etkileri dile getirdi. Zeytin ve zeytinyağı üreticileri, bu kotalar nedeniyle önemli zorluklar yaşamakta. İhracat kotalarının artırılması talebi, hem iç pazar için uygun fiyatların sağlanması hem de dışarıya yapılacak satışların önünün açılması açısından büyük bir önem taşıyor. Türkiye’de üretilen zeytinyağının yarısı iç tüketim için kullanılıyor, diğer yarısı ise yurtdışına ihraç ediliyor. Ancak mevcut kota sınırlamaları, üreticileri olumsuz etkileyerek, sektördeki büyüme potansiyelini kısıtlamaktadır.

Rekolte Beklentileri ve İç Tüketim
Üreticilerin bu yıl için 400 bin tonun üzerinde rekolte beklemesi, zeytin ve zeytinyağı pazarındaki umutları artırıyor. Varol, iç tüketimin artırılması için atılacak adımların kritik olduğunu belirtti. İç piyasa, mevcut üretimin yarısını talep etmekte ancak tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi ve zeytinyağının daha geniş bir kitleye ulaşması için devlet desteğine ihtiyaç var. Varol, özellikle yerli üreticilerin desteklenmesi ve ürünlerin daha geniş kitlelerce benimsenmesi gerektiğini savunarak, bu konuda atılacak adımların pazarın sağlığı için hayati önem taşıdığını ifade etti.
Devlet Desteği Beklentisi
Varol, iç tüketimi artırmak ve ihracatı desteklemek için devletin devreye girmesinin önemine dikkat çekti. Mevcut sorunların aşılması için zeytin ve zeytinyağı üreticilerine yönelik destek programlarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Üreticilerin tespit ettiği sorunların çözülmesi, hem sektördeki istikrarı sağlayacak hem de zeytin ve zeytinyağı ürünlerinin yurtdışında daha rekabetçi olmasına yardımcı olacaktır. Devletin, üreticiye yönelik vereceği desteklerin, sektörün gelişmesine hız kazandıracağı ve zeytin üreticilerinin hak ettikleri değeri bulmasına olanak vereceği öngörülüyor.