Gastrofill GastroHaber Uluslararası Gastronomi Film Festivali Renkli Etkinliklerle Büyük Bir Başarıyla Tamamlandı!

Uluslararası Gastronomi Film Festivali Renkli Etkinliklerle Büyük Bir Başarıyla Tamamlandı!

Okunma Süresi: 4 dk

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Çeşme’deki bölümü başarıyla sona erdi. Üç gün süren etkinlik, Uluslararası Klazomenai Kısa Film Yarışması ödül töreni, çeşitli film gösterimleri, söyleşiler ve Tasty Cinema etkinlikleri gibi pek çok programla katılımcılara zengin bir deneyim sundu. Festival, gastronomi filmleri seanslarına, Sine Sınıf ve Gastro Sınıf atölyelerine, D&R söyleşi ve imza günlerine ev sahipliği yaptı.

Önemli Söyleşiler Gerçekleştirildi

Etkinlikte, Levon Bağış ve Ercan Kesal’ın katılımlarıyla düzenlenen “Fermante Filmler” söyleşisi büyük ilgi gördü. Ercan Kesal, sinema ile senaryo yazımının sürecinin fermentasyon aşamalarıyla benzerlik taşıdığını belirtti. Olayların zamanla hikâyeye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Kesal, yazma sürecinin aslında içe dönme ve sabır gerektirdiğini vurguladı. Kesal, “Fermentasyon sürecinde bir bekleyiş söz konusu. Maya devreye girdiğinde, ortaya bir senaryo çıkar.” diyerek deneyimlerini aktardı. 
Öte yandan Levon Bağış ise yemeklerin yalnızca lezzet sunmadığını, aynı zamanda kişilerin geçmişleriyle önemli bir bağ kurduğunun altını çizdi. Yemekle kurgulanan anıların nostaljik bir yolculuk sunduğunu belirten Bağış, özellikle aile yemeklerinin insan psikolojisinde farklı kapılar açtığını ifade etti.

Kültürel Etkileşim Üzerine Tartışmalar

Festivalin bir diğer önemli etkinliği, UGFF Genel Koordinatörü Yeşim Kaya’nın moderatörlüğünde, Şef Claudio Chinali’nin katılımıyla gerçekleştirilen “Mutfakta Kimlik Değişimi: İstanbul’daki İtalyan, Roma’daki Türk ve Sinematografik Gastronomi” adlı söyleşiydi. Bu oturumda gastronomi alanındaki değişim ve kültürel etkileşimin dinamikleri ele alındı. Chinali, geleneksel tariflerin statik olmadığını ve bunun aksine sürekli bir evrim geçirdiğini vurguladı. “Orijinal tarif var mı?” sorusunu sıkça duyduğunu ifade eden Chinali, mutfakların zamanla gelişmekte olduğunu ve her tarifin bir inovasyon örneği olduğunu belirtti.

Belgesel Gösterimleri ve Konuklar

Festivalin son gününde Brodie Vissers’in yönettiği “A Sip Tour: Balkans” adlı belgeselin gösterimi yapıldı. Vissers, farklı kültürlerdeki içeceklerin zengin çeşitliliğini keşfettiğini ve her içeceğin kültürel bir hikaye taşıdığına vurgu yaptı. Gösterim sonrasında katılımcılarla derin bir etkileşim yaşandı. Vissers, kahvenin en çok ilgi duyduğu içecek olduğunu çünkü onunla birlikte birçok kültür hakkında bilgi elde ettiğini söyleyerek, diğer içecekleri incelemekteki amacını da paylaştı.

Sine Sınıf ve Gastro Sınıf Etkinlikleri Devam Etti

Festivalin etkinlik programı içinde yer alan Sine Sınıf ve Gastro Sınıf söyleşileri oldukça ilgi çekti. “Kamera Kadrajında Lezzet Keşfi” başlıklı etkinlikte, Ebru Köktürk Korali’nin moderatörlüğünde Erkan Can ve Güven Kıraç gibi isimler gastronomi ve sinemanın buluştuğu alanları tartıştı. Kıraç, yemek sahnelerinin filmler içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu ve bir filmin en kritik anlarının genellikle bu sahnelerde yaşandığını belirtti. Erkan Can ise yemek temalarının film senaryolarındaki etkisini vurguladı ve bu tür sahnelerin sadece olayları çözmekle kalmayıp, yeni olayların başlangıcını da oluşturabileceğini ifade etti.

Gastronomi, Bilim ve Ekoloji

Festivalin önemli söyleşilerinden biri olan “Bilim, Gastronomi ve Ekoloji” oturumunda ise İsmail Ertürk, Zafer Yenal ve Zafer Gedik konuşmacı olarak yer aldılar. Ertürk, gastronominin hem keyif unsuru hem de bu ürünlerin üretim süreçlerinin doğası üzerindeki etkisini tartıştı. Ekolojinin yükselen önemi konusunda uyarılarda bulunan Ertürk, iklim değişikliği ve onun gastronomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Zafer Yenal ise mutfakta bilim ve tekniklerin ne denli önemli olduğunu vurgulayarak, bilimsel bilgilerin mutfaklarda nasıl uygulanması gerektiği üzerine değerlendirmelerde bulundu.

UGFF Seçki Filmleri Sinemaseverlerle Buluştu

Uluslararası Gastronomi Film Festivali, seçki etkinlikleriyle sinemaseverleri buluşturdu. “The Cake Dynasty” filmi, festival katılımcılarıyla görüşme fırsatı sunarken, yönetmen Christian Lollike, filmin entegrasyon sürecine dair duygu ve düşüncelerini paylaştı. Ayrıca, BOLBOL filmi de bu kapsamda gösterim yaptı. Yönetmen Khedija Lemkecher, gerçek yaşam hikayelerini sinema diline taşımanın önemine değinerek, Tunus toplumunun çeşitliliğini yansıtmaya çalıştığını açıkladı. Festival esnasında İstanbul Nişantaşı Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinlikte, “Seçtiğin Bir Filmi Yemekle Anlat” programı da katılımcılara eğlenceli anlar yaşattı.

D&R Söyleşi ve İmza Günleri

Festivalin son gününde, D&R etkinlikleri dahilinde Irmak Zileli, katılımcılarla bir araya geldi. Zileli, “Şimdi Buradaydı” romanının hikayesine dair bilgi verirken, sözel iletişim estetiğini ve karakter derinliğini paylaştı. Zileli, romanının temelinde yatan kavramın; derin psikolojik sorgulamaları içeren bir anlatım süreci olduğunu belirtti. Roman, terapi seansında yaşananlar üzerinden karakterlerin bilinç akışını ele alarak, geçmiş ve gelenek üzerine düşündürücü unsurlar barındırıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *