Trabzon Büyükşehir Belediyesi, "Trabzon Mutfağı Ömür Uzatır" mottosuyla yola çıkarak UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri adaylığını destekleyen bir proje geliştirdi. Bu girişim, turizm, yerel üretim ve gastronomi ekonomisini destekleyen yenilikçi bir kalkınma modeli olarak dikkat çekiyor.
UNESCO Adaylık Süreci ve Vizyon
Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri adaylığı sürecinde, Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in yönettiği basın toplantısında Trabzon'un gastronomik vizyonu detaylı olarak ele alındı. Toplantıda kentin bu alandaki potansiyeli, sadece unvan kazanımının ötesinde olduğu belirtildi. Adaylığın, Trabzon’un yüzlerce yıllık zengin gastronomi mirasını global ölçekte tanıtmak ve bu kültürel mirası ekonomik value dönüştürmek için atılmış stratejik bir adım olduğu vurgulandı.

Trabzon'un Tarihi ve Kültürel Mirası
Basın toplantısında Trabzon’un, tarihi boyunca İpek Yolu’nun Karadeniz’e açılan kapısı olma özelliği ve bu bağlamda sahip olduğu zengin mutfak kültürü aktarıldı. Deniz, yayla, dağ ve orman kültürünün birleştiği bu bölge, kendine has mutfak yapısıyla dünya çapında değerli bir gastronomi mirası oluşturuyor. Bu bağlamda, hamsi kültürü, mısır bazlı mutfak geleneği, fermente ürünler ve yayla süt ürünleri gibi özgün lezzetlerin öne çıktığı ifade edildi.
Coğrafi İşaretli Ürünler ve Geleneksel Değerler
Toplantıda, Trabzon’un Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş 15 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğu ve bunların 9’unun gastronomi alanında yer aldığı duyuruldu. Akçaabat Köftesi, Trabzon Kuymağı, Vakfıkebir Ekmeği ve Hamsiköy Sütlaçı gibi ürünler, yalnızca yerel lezzetler değil, aynı zamanda Trabzon’un kültürel kimliğini ve ekonomik gücünü temsil eden önemli unsurlar olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca, Mehmet Akif Şen'in 'Gelenekten Geleceğe Trabzon Mutfağı (Kültürel Değerler ve Geleneksel Lezzetler)' eseri, bu mirasının korunmasına yönelik büyük bir kaynak sağlıyor.

UNESCO Adaylığının Anlamı ve Gelecek Hedefleri
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, adaylık sürecini bir tanıtım kampanyası olarak görmediklerini; bunun yerine, Trabzon’un gastronomi mirasını uluslararası arenaya taşımayı amaçlayan bir kültür diplomasisi hamlesi olarak değerlendirdiklerini belirtti. Genç, UNESCO unvanının kazanılmasının yanı sıra, gastronomiyi tarımdan kültürel mirasa kadar uzanan sürdürülebilir kalkınma modelinin merkezine yerleştirme hedefinde olduklarını vurguladı. Aynı zamanda, bilimsel verilerle desteklenen "Trabzon Mutfağı Ömür Uzatır" yaklaşımının, özellikle de Karadeniz beslenme kültürüyle uzun ömür araştırmaları arasındaki paralellik üzerine odaklandıkları belirtiliyor.
Gastronomi Arşivi ve Akademik Destek
Toplantıda, Trabzon mutfağının bilimsel envanterinin oluşturulacağı, bir dijital gastronomi arşivi kurulacağı ve Trabzon Gastronomi Akademisi’nin faaliyete geçirileceği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca her yıl uluslararası düzeyde düzenlenecek bir Trabzon Gastronomi Festivali planlandığı ve UNESCO Gastronomi Şehirleri ile ortak projelerin geliştirilmesi konusunda adımlar atılacağı ifade edildi. Bu projeler, gastronomi odaklı seyahatleri teşvik ederek Trabzon’un uluslararası turizm rotalarındaki görünürlüğünü artırmayı ve yerli-yabancı ziyaretçi sayısını çoğaltmayı hedefliyor.

Ekonomik Etkiler ve Sektörel Hareketlilik
UNESCO Gastronomi Şehri unvanı almanın, kentin ekonomik yapısına katacağı değerler üzerinde de duruldu. Bu unvan, konaklama, yeme-içme, tarım ve lojistik gibi pek çok sektörde ekonomik hareketliliği teşvik edecek. Yerel üretim ve hizmet sektörlerindeki canlılığı arttırarak Trabzon’un hem yerel halkı hem de dışarıdan gelecek misafirleri için cazibe merkezi haline gelmesi amaçlanıyor. Böylece hem kentin ekonomik durumunu güçlendirmek hem de gastronomi turizmini desteklemek için önemli fırsatlar yaratılacak.