Rizeli girişimci Habib Koçal, Türkiye'nin yıllık 1 milyar dolara yaklaşan kahve çekirdeği ithalatını azaltmak amacıyla çaydan izole ettiği kafeini probiyotik bakterilerle işleyerek espresso, latte ve Türk kahvesine uyarlanabilen yerli ve fonksiyonel "Rize Kahvesi" geliştirdi. Koçal'ın projeleri, dış ticaret açığı ile mücadelede ve çayın katma değerinin artırılmasında önemli bir rol oynamayı hedefliyor. Çayın, kahveden daha zengin bir kafein kaynağı olduğunu vurgulayan Koçal, çayın içerisinden izole edilen kafein ve teinin, faydalı probiyotik mikroorganizmalar (Lactobacillus) ile işlenerek içilebilir bir form haline getirildiğini belirtti. Özellikle fırınlama süreciyle bu kafeinin, içimi daha keyifli olacak şekilde yumuşatıldığı ifade ediliyor. Geliştirdiği ürünle ilgili yapılan çalışmalarda, geleneksel kahveye oranla daha az gramajla aynı yoğunluğun elde edildiği ve örneğin büyük bir latte için sadece 5 gram, Türk kahvesi için ise 1 gram ürün yeterli olduğu aktarıldı.
Çayın Kafein İçeriği ve Rize Kahvesi
Kahve ve çay arasındaki kafein miktarları arasındaki farklar dikkat çekici. Koçal, 1 kilogram kahvede ortalama 10 ila 18 gram kafein bulunurken, aynı miktar çayda yaklaşık 30 grama ulaşabildiğini vurguladı. Geliştirdiği ürün için 2 yıl süresince raf ömrünü uzatmaya yönelik üzerinde çalıştığını belirten Koçal, çaydan izole edilen kafeinlerin hangi süreçlerle insan tüketimine sunulduğunu açıkladı. Kahve içiminde yaşanan zorlukları göz önünde bulundurarak, kafein miktarını içilebilir bir forma getirmek için Lactobacillus bakterileri ile yapılan fermentasyon sürecinin önemli olduğunu söyledi. Koçal, "Orijinal halinin sert bir yapısı var, biz probiyotik mikroorganizmalarla onu yumuşatıyoruz," dedi. Bu sayede kahve içme deneyimi önceki halinden çok daha lezzetli hale getiriliyor.
Kahve İthalatı ve Ekonomik Etkileri
Türkiye'nin kahve çekirdeği ithalatı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Koçal, ülkenin her yıl 900 milyon dolara yakın bir bütçe harcadığını belirtti. Bu durum, Türkiye'nin dış ticaretinden önemli bir kısmın kahve ithalatına gittiğini gösteriyor. Koçal, "Kahve sektörü büyürken çay sektörü geriliyor," diyerek kafein tüketiminin artmasına dikkat çekti. Yıllık kahve ithalatının büyük bir kısmının dış ülkelerden yapıldığını söyleyen Koçal, eğer bu ithalatın bir kısmı yerli üretimle karşılanabilirse, Türkiye ekonomisi üzerinde olumlu bir etki yaratılacağını ifade etti. Hedeflerinin, sağlıklı, doğal ve işlevsel bir içecek sunmak olduğunu vurgulayan Koçal, bu projeyle dış bağımlılığı azaltmayı amaçladıklarını belirtti.

Fonksiyonel Ürün Nedir?
Koçal, geliştirdiği "Rize Kahvesi" nin sadece bir içecek olmanın ötesinde bir fonksiyonel ürün olduğunu ifade ediyor. Ürüne, sağlıklı yaşam koşulları gözetilerek çeşitli katkı maddeleri ekleniyor. Bu durum, çayın zengin kafein yapısının yanı sıra, probiyotik bakterilerin de sağlıklı bir içecek oluşturmasında önemli bir rol oynuyor. Koçal, bu projede hem yerli üretimi desteklemeye yönelik adımlar attıklarını hem de sağlık açısından daha az zarar verecek bir ürün geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Sağlıklı içecek arayışı içerisinde olan bireylere hitap eden bu projeyle, Türkiye'nin doğal kaynaklarını daha verimli kullanma çabası ön planda tutuluyor.
Koçal, Türk kahvesinin yeni bir versiyonu üzerinde çalıştıklarını ve bunun Türkiye ile Rize için büyük önem taşıdığını vurguladı. Rize'nin kahve ve çay kültürü arasındaki benzerlikleri dikkate alarak, bu ürünün insanlara sağladığı enerjinin çay ile kahve arasında bir denge kurduğunu söyledi. "Çayda ve kahvede uyarıcı bir etki var, fakat biz çayı değiştirmek değil, kahvenin yerini almak için buradayız," dedi. Ürünün pazarlama potansiyeline dikkat çeken Koçal, şu an yurt dışına 900 milyon dolarlık bir harcama yapıldığını, Rize ve Türkiye'nin bu pazarı kazanmasının önemli olduğunu belirtti. Ayrıca yeni formüller ve çeşitlendirme hakkında baristaların katkı sağlayacağını ifade etti.
Üretim Süreci ve Kullanım Alanları
Koçal, Türk kahvesinin yapımında kullanılan orijinal tarifleri yurt dışındaki baristalarla geliştirmeyi planladıklarını öne sürdü. Ayrıca, bu yeni ürün ile çeşitli çeşitler üretme yolunda ilerlediklerini belirtti. Ürün üzerine yapılan çalışmaların sonuçları, kahvenin aromasını ve rengini koruyarak 1 gram ile dahi kahve yapabilme kabiliyeti sağlıyor. "Bu, 'korkunç' bir işlevselliğe sahip. Çünkü tat, aroma ve koku dengesi muazzam bir deneyim sunuyor," diyerek ürünün genel özelliklerini özetledi. Kapasite açısından kullanıcıların 5 gramdan başlayarak, 20 gram, 30 gram gibi farklı ölçeklerde kullanım yapabileceklerini dile getirdi. Bu yönüyle, tüketicilere kişiselleştirilebilir bir deneyim sunmuş oluyor.
Gelecek Hedefleri ve İhracat Planları
Koçal, gelecekteki planlarından söz ederek, bu ürünün uluslararası pazarda yer edinmeyi hedeflediklerini ifade etti. Özellikle 2027 yılı için yapmayı düşündükleri yeni formatların olacağını belirtti. Ürünün Türkiye'nin dört bir yanındaki kafe ve restoranlara ulaşmasını sağlamak için çalışmalarını sürdüreceklerini dile getiren Koçal, bu sürecin bir parçası olarak Türk kahvesinin gerçekten ham maddesinin Türkiye’de olduğunu vurguladı. "Bu ürünü yurt dışına da ihraç edeceğiz. Adının ne olacağı ise çok önemli değil; 'Tea-Coffein' veya 'Çay ve Kahve' gibi isimler üzerinde düşünüyoruz," şeklinde ifade etti.
Rize Kahvesinin Milli Değer Olarak Önemi
Koçal, Rize kahvesinin bu süreçte Türkiye’nin milli değerleri arasına girmesi gerektiğini düşünüyor. Bu yeni kahve türünün, Türkiye’de bulunan fabrikalarda üretim yapılarak elde edildiğini ve milli bir değer olarak işlem görmesi gerektiğini vurguladı. "Yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda bu formun ortaya çıkması Türk kahve kültürü açısından da bir devrim niteliğinde," diyen Koçal, aynı zamanda bunun yanında yapılan kahvelerin daha fazla lezzet deneyimi sunacağını belirtti. Tüketiciler, içtiklerinde hem çayın hem de kahvenin aromalarını bir arada tadabilecekleri yeni bir deneyim yaşama fırsatına sahip olacak. Bu anlamda Rize kahvesi, hem geleneksel bir içecek kültürünü temsil ediyor hem de yenilikçi bir yaklaşım sunuyor.