Gastrofill GastroHaber Gıda Kaybını Azaltmanın Anahtarı: Önleyici Adımlarla Başlamak

Gıda Kaybını Azaltmanın Anahtarı: Önleyici Adımlarla Başlamak

Okunma Süresi: 3 dk

FAO verilerine göre, dünyada üretilen gıdanın %13,3’ü, perakende aşamasına ulaşmadan kaybolmaktadır. Novonesis Türkiye, biyoçözümler sayesinde raf ömrünü uzatma, üretim kayıplarını azaltma ve hammadde değerini artırma imkanlarına dikkat çekmektedir.

İSTANBUL, 29 Eylül 2026 – Gıda kaybı ve israfı, yalnızca tüketici seviyesinde problem oluşturan bir olgu değildir. Hammaddelerin işlenmesi, üretim süreçleri, dağıtım aşamaları ve raf ömrü gibi tüm değer zinciri boyunca meydana gelen kayıplar, gıdanın tüketiciye ulaşmadan yok olmasına neden olabilmektedir. Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında konuyu gündeme getiren Novonesis Türkiye, biyoçözümlerin raf ömrünü uzatma, üretim kayıplarını minimize etme ve hammaddeden daha fazla değer elde etme konusundaki imkanlarına dikkat çekmektedir.

Daha az kayıp, aynı kaynaklarla daha fazla gıda demek

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yapılan en güncel tahminlere göre, 2023 yılında üretilen gıdanın %13,3’ü hasat sonrası aşamada ve perakende seviyesine geçmeden kaybolmaktadır. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) Gıda İsrafı Endeksi 2024 Raporu ise 2022 yılında perakende, gıda hizmetleri ve evlerde toplamda 1,05 milyar ton gıdanın israf edildiğini, bu miktarın tüketiciye sunulan gıdanın yaklaşık %19’una karşılık geldiğini ortaya koymaktadır.

Ekmekten yoğurda, meyveden üretim hattına

Novonesis Türkiye'nin Ülke Müdürü Pınar Tunçkol, gıda kaybı ile mücadelede öncelikli odak noktası atık yönetiminden ziyade kaybın önlenmesi gerektiğini ifade ederek, “FAO verileri, dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3’ünün daha raf aşamasına ulaşmadan kaybolduğunu gösteriyor. Bu, tüketim aşamasında çözüm aramaktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Ürün, işlenme aşamasında veya raf ömrü esnasında kalite, dayanıklılık ve verimliliği artırmak önem taşıyor. Biyoçözümler bu aşamada raf ömrünün uzatılmasına, üretimin daha sürdürülebilir olmasına ve hammadde ile daha fazla kullanılabilir ürün elde edilmesine olanak tanıyor.” şeklinde konuştu.

Tunçkol, Novonesis’in küresel tahminine göre FreshQ® kültürlerinin, her yıl değer zinciri içinde yaklaşık 80 bin ton yoğurdun israfını önleyerek, yaklaşık 480 milyon kap yoğurdun tüketici ile buluşmasını sağladığını ifade etti. Bu rakam, biyolojinin gıda kaybını azaltmadaki potansiyel etkisinin büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Daha az kayıp, aynı hammaddelerle daha fazla gıda üretmek demektir; bu da üreticilerin verimliliğini artırırken, ekonomik değer yaratmada katkı sunar.” diye ekledi.

Türkiye için daha az kayıp, daha fazla ekonomik değer

Gelişmiş bir gıda sanayisine sahip olan Türkiye için gıda kaybının düşürülmesi, hammaddelerin daha etkin kullanımı, üretim maliyetlerinin daha iyi yönetimi, tedarik zincirinin dirençliliğinin artırılması ve ihracatta rekabet gücünün arttırılması açısından hayati önem taşımaktadır. Biyoçözümler, mevcut üretim altyapısında kalite ve verimlilik artırımı sağlayarak üreticilerin değişen tüketici taleplerine ve uluslararası pazarlardaki kalite standartlarına uyum sağlamasına olanak tanımaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *