Gastrofill GastroHaber Başkan Çetin'den Zeytinyağı Üreticileri İçin Acil Destek Talebi: Gümrük ve Kota Engellerinin Ortadan Kaldırılması İsteniyor!

Başkan Çetin'den Zeytinyağı Üreticileri İçin Acil Destek Talebi: Gümrük ve Kota Engellerinin Ortadan Kaldırılması İsteniyor!

Okunma Süresi: 5 dk

Türkiye’den Amerika Birleşik Devletleri’ne ihraç edilen zeytin ve zeytinyağına yüzde 12,5 oranında ek vergi getirildi. Federal hükümetin aldığı bu karar, sektörde geniş yankı buldu. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, yeni düzenlemenin hem üreticileri hem de ihracatçıları olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Çetin, özellikle Avrupa Birliği (AB) ve ABD'nin ticaret politikalarının üreticileri zor durumda bıraktığını belirtti. Üretim ve ticaretin sürdürülebilirliği açısından bu kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.

İhracat Vergisinin Etkileri

Merkezi yönetim, ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) tarafından yürütülen bir soruşturma neticesinde Türkiye'den yapılan zeytin ve zeytinyağı ihracatına yüzde 12,5 oranında bir ek vergi uygulamaya koydu. Bu durum, Türk ihracatçılarının, kilogram başına ödemek zorunda kaldıkları 3-5 sentlik taban gümrük vergisinin üzerine ekstra bir yük getirecek. Ahmet Çetin, bu ek verginin ticaret hacminde küçülmelere ve sektörel zararlara yol açacağını öngörüyor. Zeytinyağı ihracatının ülke ekonomisindeki önemi göz önünde bulundurulduğunda, bu durumun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri tehdit altına alacağını vurguladı.

Üretim ve Pazarlama Sıkıntıları

Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Türk zeytinyağı sektörünün karşılaştığı zorlukları dile getirdi. Çetin, öncelikle Avrupa Birliği’nin üreticiye yönelik kotasını sıkılaştırdığına dikkat çekiyor. Ayrıca, ABD’nin aldığı kararın etkisinin geniş bir yelpazede hissedileceğini belirtiyor. Türk zeytinyağı, uzun yıllardır Amerikan pazarında belirli bir yer edinmiş olup, bu ek vergi ile birlikte iç pazara vurulan darbenin yayılacağı yönünde endişeler mevcut. Bu bağlamda, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi ve pazarlama stratejilerinin yeniden düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.

İhracat Kısıtlamalarının Sonuçları

Geçmişte Türkiye’nin uyguladığı ihracat yasaklarının sektörde yarattığı sorunları ele alan Ahmet Çetin, bu yasakların hem üreticilere hem de tüccarlara zarara neden olduğunu ifade etti. İç piyasada fiyatların düşmesi, kısa vadede tüketiciye avantaj sağlasa da uzun vadede üreticilerin kâr edememesine ve zarara uğramalarına yol açmaktadır. Böylelikle, birçok üretici ve marka sahibi maliyetlerini karşılayamayarak, pazarda ürünlerini satmakta zorluk çekiyor. Bu durum, dolaylı yoldan kalitenin düşmesine ve sahte ürünlerin piyasada yer bulmasına neden olmaktadır.

Alternatif Pazarlar ve İlgili Çözüm Yolları

Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında alternatif pazarlara yönelmesi gerektiğini savunan Ahmet Çetin, Uzak Doğu’nun zeytinyağına yeterince talep göstermediğini belirtti. Öte yandan, Türkiye için ABD pazarı geçmişte önemli bir fırsat sunmuşken, şimdiki ek vergi durumu bu fırsatları da riske atmaktadır. Çetin, Türkiye'nin zeytinyağı üretiminde gerekli desteklerin sağlanması gerektiğini ifade etti, aksi takdirde sektörün ciddi sıkıntılarla yüzleşeceğini vurguladı.

AB ile Tarım Ürünleri Müzakereleri

AB ile yapılan ticaret müzakerelerinin önemini vurgulayan Çetin, bu bağlamda tarım ürünlerine uygulanan kotaların ve vergilerin kaldırılması gerektiğini belirtti. Tunus’un, AB ülkelerine ve ABD’ye yönelik olarak sağladığı vergisiz ve gümrüksüz ürün imkânına da atıfta bulunarak, Türkiye için benzer ayrıcalıkların sağlanması gerektiğini ifade etti. Çetin, tüm paydaşların bu konuda birleşerek ortak çözümler geliştirmesi gerektiğini savundu.

Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı sektöründeki sorunlar ve çözüm önerileri üzerine yaptığı açıklamalarda Ahmet Çetin, ülkenin zeytincilik alanında global ölçekte öncü olma hedefi taşıdığını ifade etti. Ancak, zeytinyağının pazarlama sorunlarına dikkat çeken Çetin, iç piyasada tüketimin artırılması gerektiği uyarısında bulundu.

İç Tüketimin Artışı Üzerine Öneriler

Ahmet Çetin, zeytinyağı ticaretine yönelik mevcut engelleri aşmak ve iç tüketimi artırmak adına çeşitli çözümler önerdi. Türkiye'de zeytinyağı tüketiminin kişi başına yalnızca 1,5 litre civarında olduğunu vurgulayan Çetin, bu rakamın Yunanistan'da yaklaşık 10 litre olduğunu belirtti. İçeriği artırmak için ticaret odaları ve borsaların harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Çetin, önerilerini şöyle dile getirdi: “Ürettiğimiz zeytinyağını iç piyasada tüketebilirsek, ihracat konusunda da sıkıntı yaşamayız.” Her yıl Türkiye’de 150 bin ton fazla zeytinyağı üretildiğini belirten Çetin, bu durumun üstesinden gelmek için zeytinyağı kültürünün daha geniş bir coğrafyada benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Çetin, Edremit Ticaret Odası olarak düzenledikleri zeytinyağı tadım festivalleri ile bu kültürü yaymayı hedeflediklerini, ancak bu çabaların sadece kendi şehirlerinde kalmaması gerektiğini vurguladı.

Zeytin Üretiminin Desteklenmesi

Türkiye'nin zeytin üretimindeki yeri hakkında konuşan Çetin, ülkenin bu sektörde en fazla zeytin üreten ülke olduğunu hatırlattı. Sofralık zeytin kategorisinde dünya genelinde birinci olduklarını belirten Çetin, zeytinyağında ise İspanya'nın ardından geldiğimizin altını çizdi. Zeytin ağaçları için verilen teşviklerin yanı sıra yeni zeytin plantasyonlarının kurulmasının önemine de değindi. Bunun sonucunda coğrafi işaret tescili almış ürünlerin ortaya çıktığını belirten Çetin, bu tescillerle birlikte zeytin üretiminin değerinin arttığını ifade etti. Özellikle Mersin'in Mut ilçesinin zeytini ve zeytinyağının AB standartlarına uygun şekilde üretim yaparak coğrafi işaret tescili aldığını belirten Çetin, diğer illerdeki ürünlerin de benzer desteklerle desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Destekleme Modelinin Yeniden Yapılandırılması

Ahmet Çetin, zeytinyağı üretiminde daha etkili bir destekleme modeli talep etti. Çetin, ziraat odaları, kooperatifler ve ticaret odaları aracılığıyla bakanlıklara ilettikleri taleplerin altını çizerek, üreticilerin ürettikleri zeytinyağı için litre başına prim sisteminin uygulanması gerektiğini savundu. Çetin, bu sistemin hayata geçirilmesi halinde üretimlerin kayda alınacağını ve kaliteli ürün üretiminin teşvik edileceğini ifade etti. “Kaliteli zeytinyağına daha fazla prim verilmesi, tüketicinin daha düşük fiyatla kaliteli ürüne ulaşmasını sağlarken, üreticiyi de kazançlı hale getirecektir” diyen Çetin, genel üretim modelinin gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Desteklerin tarlaya değil, üretilen mala verilmesinin önemini vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *