Restoranlarda Maliyet Yönetimi: Uygulanması Gereken 8 Temel Kural

Kâr marjlarının rekor düzeyde düşük seyrettiği yeme-içme sektörü, maliyet yönetimini artık öncelik listelerinin başına almış durumda. Restoran otomasyonu ve finans teknolojileri alanında bütüncül çözümler üreten NarPOS, Türkiye genelinde 14 bini aşkın işletme tarafından tercih edilirken, restoranlarda maliyet yönetiminin inceliklerini açıklıyor.

Maliyet Yönetiminin Zorunluluk Haline Gelmesi

Gıda fiyatlarındaki sürekli artış ve iş gücü maliyetlerinin yükselmesi, restoran işletmeciliğinde hata payını tamamen ortadan kaldırıyor. İşletmelerin cirolarının önemli bir kısmı pazar yerleri, yemek kartları ve banka komisyonlarına gittiği göz önüne alındığında, operasyonel verimlilik artık vazgeçilmez bir zorunluluk hâline geldi. Restoranlar, maliyet kayıplarını minimize etmek için etkili stratejiler geliştirmek zorunda kalıyor. İşletmeler, bu kısıtlı maliyet yapısında sağlıklı bir büyüme sağlamak amacıyla yenilikçi yöntemler arayışına girmekte ve maliyetleri yönetme kabiliyetlerini artırmak adına teknolojiyi kullanma ihtiyacını gözetmektedirler.

NarPOS'un Katkıları

Geçtiğimiz yıl yeme-içme sektöründe yaklaşık 140 milyon TL tutarında doğrudan tasarruf sağladığı belirtilen NarPOS, restoran işletmeciliğinin sürdürülebilirliğini artırıcı önemli maliyet yönetimi unsurlarını belirtti. Şirket, bu noktada restoranların daha verimli olabilmesi için önemli adımlar atıldığını vurguluyor. NarPOS’un sağladığı çözümler, işletmelerin maliyetlerini düşürmelerine yardımcı oluyor. Ayrıca, restoranların hizmet kalitesini artırarak, müşteri memnuniyetinin de yükselmesine katkı sağlamaktadır. Bu durum sektördeki rekabetin de daha sağlıklı bir şekilde şekillenmesine imkân tanıyor.

Finans Teknolojileriyle Kârlılığı Artırmak

NarPOS Kurucu Ortağı ve CEO’su İlyas Akça, teknolojinin yüksek maliyetler karşısındaki rolünün altını çizerken, restoranların sadece sipariş alma ve ödeme işlemlerinde değil, aynı zamanda sürdürülebilirliklerini artıracak teknolojik çözümlere olan ihtiyacını vurguladı. Akça, mevcut durumda kâr marjlarının %10’lara kadar düştüğünü, bu nedenle restoranların uzun vadede ayakta kalabilmek için daha akıllı çözümler benimsemesi gerektiğini belirtti. NarPOS’un, işletmelerin gerçek kârlılıklarını artırmalarına yardımcı olacak çeşitli özellikler sunduğunu da sözlerine ekledi.

İşletmecilerin Maliyet Yönetimi Stratejileri

Türkiye’deki yeme-içme sektöründe maliyet yönetimi konusunda örnek uygulama haline gelen ‘NarPOS Modeli’, işletmelerin gerçek kâr elde etmelerini kolaylaştıracak özellikler sunuyor. Restoranlar için yazılım ve donanım yatırım maliyetlerini sıfırlamak, komisyon yüklerini azaltmak, operasyonel verimliliği artırmak, stok yönetimini optimize etmek gibi stratejiler geliştirilmiş durumda. Böylece restoranlar, hem maliyetleri kontrol altına alabiliyor hem de müşteri memnuniyetini artırarak, pazardaki rekabet avantajlarını güçlendirebiliyorlar.

Yatırım Maliyetlerinin Azaltılması

Restoranlar, geleneksel sistemlerin talep ettiği yüksek başlangıç yatırımını ortadan kaldırarak, daha düşük maliyetlerle faaliyet göstermeye başlıyorlar. Stratejik bankacılık işbirlikleri sayesinde, belirli cirolara ulaşan işletmelere adisyon yazılımı tamamen ücretsiz sunulabiliyor. Böylelikle, tablet, yazarkasa ve POS gibi cihaz karmaşası sona erdikten sonra, tüm işlemler tek bir cihaz üzerinden yürütülerek yatırım yükü minimize ediliyor.

Komisyon Yüklerinin Düşürülmesi

Restoranlar için sürdürülebilir kârlılık sağlamak adına aracı komisyonlarının yanlış kullanımına karşı dikkatli davranmak gerekmektedir. Ertesi gün içerisinde %0 komisyonla tahsilat yapma imkanı veya sabit %2,99 oranları işletmelerin maliyetlerini kontrol altına almasına yardımcı oluyor. Tahsilat sürelerinin kısalması, restoranların nakit akışını düzenlerken, finansman maliyeti baskısından kurtulmalarına olanak tanıyor.

Otomasyon ile Verimlilik Arttırılıyor

Manuel işleyen süreçlerin yarattığı zaman kaybı ve ek maliyetler, restoran otomasyonu ile büyük ölçüde azaltılabiliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı ile entegrasyon sayesinde, tüm fatura verileri tek tıkla aktarılabiliyor. Böylece sipariş, mutfak ve kasa arasındaki bağı koparan sebepler ortadan kaldırılarak, yanlış sipariş ve adisyon kaçakları önlenmiş oluyor.

Stok Yönetiminin Önemi

Restoranlarda kârlılığı etkileyen bir diğer faktör ise mutfaktaki kayıpların yönetimidir. Restoran otomasyonunun sağladığı reçete bazlı envanter takibi ile gıda israfı önemli ölçüde azaltılabiliyor. Veri analitiği kullanılarak, hangi ürünlerin kâr veya zarar getirdiği belirlenebilmekte, bu sayede menü optimizasyonu yapılmakta ve mutfak maliyetleri kontrol altında tutulabilmektedir.

Bağlantı kesintileri, işletmeler için ciddi gelir kaybına yol açan bir durum. Türkiye'nin ilk hibrit mimarili restoran otomasyon sistemi olan NarPOS, internet bağlantısı kopsa dahi sistemin yerel olarak çalışmaya devam etmesini sağlıyor. Bu sayede, bağlantı kaybı yaşanması durumunda sipariş ve ödeme süreçlerinin aksaması önlenmiş oluyor. Böylece, gıda sektöründeki işletmelerin gelir kaybı yaşaması engellenmiş oluyor.

5. Hibrit Mimari ile Satış Kesintilerini Engellemek

Bağlantı kesintileri, özellikle restoran ve kafe gibi hızlı hizmet sağlayan işletmelerde büyük sorunlara neden oluyor. Bir internet bağlantısı kaybı, tüm satış işlemlerinin durmasına ve sonuç olarak büyük bir ciro kaybı yaşanmasına sebep olabiliyor. Bu nedenle, hibrit mimari sistemler önemli bir çözüm sunuyor. NarPOS gibi sistemler, hem aktif internet bağlantısında hem de bağlantı koptuğunda çalışabilme yeteneğine sahip. Bu durum, işletmelerin özellikle yoğun saatlerde müşterilerine kesintisiz hizmet verebilmesini sağlıyor.

6. Pazar Yeri Entegrasyonuyla Personel Verimliliğini Artırmak

Dış sipariş platformlarından gelen verileri manuel olarak sisteme girmek, hem zaman kaybına hem de iş gücü israfına neden olabiliyor. Modern restoran otomasyon sistemleri, pazar yerleriyle entegre edilerek bu duruma çözüm üretmektedir. Otomatik veri aktarımı sayesinde tüm siparişler, insan müdahalesi olmadan doğrudan kasaya ve mutfağa iletiliyor. Bu entegrasyon, hem hataları azaltırken hem de personelin dikkatini müşteri memnuniyetine ve hizmet kalitesine yönlendirmesini sağlıyor. Sonuç olarak, restoranlar daha verimli bir şekilde faaliyet gösteriyor.

7. Merkezi Yönetimle Operasyonel Çeviklik

Birden fazla şubesi olan restoran işletmeleri, her şubeyi ayrı ayrı izlemek ve yönetmekte zorlanabilir. Bu durum, yönetimsel bir yük ve maliyet yaratır. Ancak restoran otomasyon sistemleri, tüm bu süreçleri tek bir panelden yönetme imkânı sunuyor. Bu sayede, tüm stok bilgileri, reçeteler ve performans raporları merkezi bir sistemde takip edilebiliyor. Raporlama süreçlerinin otomatikleşmesi, hatalı karar verme ihtimalini azaltırken, denetim eksikliğinden kaynaklanan finansal kayıpların da önüne geçiyor.

8. Dijital Menüyle Baskı Maliyetlerini Bitirmek

Ekonomik koşulların hızla değiştiği günümüzde kağıt menü basım masrafları sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumda. Bu nedenle, QR menü sistemlerinin kullanılması özellikle önem kazanıyor. Fiyat güncellemeleri, anlık olarak dijital platformlar üzerinden yansıtılabiliyor. Böylece, operasyonel çeviklik sağlanmış olurken her güncelleme için oluşan baskı maliyetleri de ortadan kalkıyor. Düşük maliyetli ve hızlı bir çözüm sunan dijital menüler, hem işletmelere hem de müşterilere büyük avantajlar getirmekte.

İLGİLİ HABERLER