Nestlé Türkiye, Gıda Sistemleri Üzerine Yeni Vizyonunu COP31 Zirvesi'nde Paylaşıyor

120 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren Nestlé Türkiye, küresel sürdürülebilirlik hedeflerini yerel düzeyde somut adımlara dönüştürerek COP31’in uluslararası iklim gündemine katkı sağlıyor. Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) iş birliğiyle düzenlenecek buluşmalarda yer alacak olan şirket, gıda sistemlerinin dönüşümünde iş birliğinin önemine vurgu yapıyor. Onarıcı Tarım ve Genç İşi Tarım programlarıyla bugünkü üretimi ve geleceği destekleyen Nestlé Türkiye, Türkiye'deki tecrübelerini küresel paydaşlarla paylaşarak sürdürülebilir gıda sistemlerini geliştirmeyi amaçlıyor.

İklim Değişikliği ve Gıda Sistemleri

İklim değişikliğinin etkilerinin artarak hissedildiği günümüzde, gıda sistemlerinin dönüşümü dünya çapında sürdürülebilirlik gündeminin önemli bir parçası haline geldi. Dünyanın en büyük gıda ve içecek firmalarından biri olarak Nestlé, bu dönüşüm sürecinde sorumluluk alarak küresel iklim taahhütlerini tüm değer zinciri boyunca uygulamaya sokuyor. Türkiye’de 120. yılını kutlayan şirket, "Burası Yuvamız" felsefesiyle bu topraklara olan bağlılığını, gıdanın geleceğine dair uzun vadeli sorumluluğu ile birleştiriyor. Bu yaklaşım, yalnızca içerideki değil, dışarıdaki sorunların da çözümüne katkıda bulunmayı hedefliyor.

COP31’de Ortak Çözümler Üretme Vurgusu

Nestlé, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı COP31'i, gıda sistemlerinin yeniden yapılandırılması için çeşitli sektörler ve paydaşlar arasında ortak çözümler geliştirmek adına stratejik bir platform olarak kullanıyor. 9 Kasım tarihinde, COP31 Mavi Bölge’de bulunan Birleşmiş Milletler Pavilyonu'nda düzenlenecek olan Scope 3 (değer zinciri kaynaklı dolaylı emisyonlar) temasına odaklı panelde onarıcı tarım uygulamalarını paylaşmayı planlıyor. Aynı akşam gerçekleşecek YASED COP31 Global Forum Akşam Yemeği ise uluslararası yatırımcıların ve üst düzey paydaşların bir araya geleceği bir etkinlik olacak. Bu etkinlikler aracılığıyla, Nestlé, yaşanan iklim krizinin çözümüne yönelik farkındalığı artırmayı ve kolektif bir dönüşüm yaratmayı hedefliyor.

İş Birliğinin Gücü ve Sorumluluklarımız

Nestlé Türkiye CEO’su Bernie Stefan, gıda sistemlerinin dönüşümünde iş birliğinin gerekliliğini vurgulayarak, “İklim değişikliği gıda sistemlerini doğrudan etkiliyor; bu sistemlerin dönüşümü ise ancak çiftçilerden iş dünyasına, kamudan sivil topluma kadar geniş bir iş birliği ile mümkün. 120 yıldır yuvamız olan Türkiye’de bu bölgenin geleceğine dair derin bir sorumluluk hissediyoruz. ‘Burası Yuvamız’ diyerek geçmişimize olduğu kadar, gelecek nesillere karşı üstlendiğimiz sorumluluğu da ifade ediyoruz” şeklinde açıklama yaptı.

Küresel Hedeflerin Yerel Uygulamaları

Nestlé’nin 2030'a kadar sera gazı emisyonlarını %50 oranında azaltmayı ve 2050 yılına gelindiğinde net sıfıra ulaşmayı hedeflemesi, şirketin küresel iklim yol haritasının merkezini oluşturuyor. Şirket, temel malzemelerinin %27,6’sını 2025 yılı itibarıyla onarıcı tarım uygulayan çiftçilerden temin etmeyi amaçlamakta ve bu oranı 2030 yılına kadar %50’ye çıkarmayı planlıyor. Bu hedeflere ulaşmak için, onarıcı tarım ve genç iş gücü programlarını aktif hale getirerek hem üretimin dayanıklılığını artırmayı hem de yeni nesil girişimcileri ve çiftçileri desteklemeyi amaçlıyor.

Genç İşi Tarım Programı ile Yenilikçi Yaklaşımlar

Nestlé Türkiye’nin 120. yılı dolayısıyla başlattığı Genç İşi Tarım programı, gençlerin yenilikçi bakış açılarını gıda sistemlerine dahil etmeyi hedefliyor. Bu program, üniversiteleri ve sektör uzmanlarını gençlerle bir araya getirerek, farkındalıktan somut projelere kadar geniş çaplı bir gelişim süreci sunmaktadır. Şu ana kadar 2.000’den fazla gence ulaşan program çerçevesinde 60 saati aşkın dijital öğrenme içeriği oluşturulmuş, Fikir Maratonu etkinliği düzenlenmiş ve sekiz erken aşama girişim kuluçka programına dahil edilmiştir. Nestlé, beş yıl içinde 20.000'den fazla gence ulaşmayı hedefliyor.

Gıda Sistemlerinin Dönüşümü İçin Bütüncül Yaklaşım

Nestlé Türkiye Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Başak Ünal, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımını somut uygulamalar üzerinden hayata geçirdiğini belirtti. "Gıdanın geleceğini toprak, su ve insan kaynaklarıyla birlikte bütünleştiren bir ekosistem olarak ele alıyoruz. Bu dönüşümün ancak iş birliği ile gerçekleşeceğine inanıyoruz. Tüm paydaşlarımızla birlikte yerel ve uygulanabilir çözümler geliştirmek için çalışıyoruz" dedi. Ayrıca, COP31'deki deneyimlerini paylaşarak, gıda sistemlerinin dönüşümüne katkıda bulunmayı hedeflediklerini ifade etti.

Ortak Değer Yaratma ile Sürdürülebilir Gelecek

Nestlé Türkiye, ortak değer yaratma anlayışıyla gıda sistemlerinin dönüşümünü çiftçilerden girişimcilere kadar geniş bir ayak ile sürdürüyor. COP31’de YASED ile yürütülen iş birliği, bu yaklaşımın küresel iklim diyaloguna dahil edilmesine olanak tanıyor. Bu çerçevede şirket, hem yerel hem de uluslararası ölçekte sürdürülebilir gıda sistemleri oluşturmayı kendine hedef edinmiştir.

İLGİLİ HABERLER