Hububat ve Bakliyat İhracatı 7,9 Milyar Doları Aştı!

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan verilere göre, yılın ilk sekiz ayında ayçiçek yağı, makarna ve buğday unu gibi temel gıda maddeleri ile çikolata, kakaolu ürünler, bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitlerini de içeren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü toplamda 7,9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Önceki yılın aynı dönemine göre, miktar bazında yüzde 9, değer bazında ise yüzde 22,3 oranında artış gösteren ayçiçek yağı, 866,3 milyon dolarlık değeri ile sektördeki ihracatta lider konumda bulunuyor. Çikolata ve kakao bazlı ürünlerin ihracatı 677 milyon dolar, makarnanın ise 668 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ülke bazında en çok ihracat yapan ülke Irak oldu ve bu ülkenin sektördeki payı yüzde 12,5 olarak belirlendi. Irak’ı 596,9 milyon dolarlık ihracatla ABD takip etti.

Küresel Piyasalardaki Belirsizlikler

Küresel emtia piyasalarındaki gelişmeleri ve Karadeniz bölgesindeki lojistik ile iklimsel riskleri dikkate alan TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, piyasalardaki belirsizliklere dair görüşlerini paylaştı. Uysallı, “Küresel fiyat endekslerindeki yukarı yönlü hareketler, ham madde ve navlun piyasalarında gözlemlenen dalgalanmalar, dünya gıda ticaretinde yeni bir denge arayışını ortaya çıkarıyor” diye belirtti. Geçmekte olduğumuz bu dönemde devam eden çatışmaların Karadeniz hattındaki lojistik sorunları ve Avrupa’daki hava koşullarının temel ürünlerin rekoltesi üzerindeki olumsuz etkileri, fiyat dengelerini periyodik olarak etkilediğini ifade etti. Uysallı, dünya genelinde yaşanan bu hareketliliğin geçici bir durum olduğunu ve uzun vadede küresel gıda piyasasının daha istikrarlı bir dengeye ulaşacağını düşündüğünü aktardı. Türkiye’nin gıda sanayi; geniş ham madde tedarik ağı, esnek lojistik altyapısı ve yüksek işleme kapasitesi sayesinde bu süreci etkin bir şekilde yönetebileceğinin altını çizdi.

Sektördeki Üretim Kapasitesi ve Stok Yönetimi

Dünya genelindeki maliyet artışları ve arz sorunları karşısında Türkiye’nin üretim kapasitesine dikkat çeken Uysallı, kamu ve özel sektör iş birliğinin önemini vurguladı. Uysallı, yüksek rekolte elde edilen buğday ve bakliyat gibi ürün gruplarının, kamu tarafından uygulanan etkili stok yönetimi ile iç piyasayı desteklemesi sayesinde gıda sanayisine önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Ülkemizin gübre tedarikindeki kısıtlamaların kaldırılmasının ve yerli üretimi destekleyen teşviklerin güncellenmesinin, girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı azaltan önemli unsurlar arasında yer aldığını belirtti. Ayrıca Nayçiçek tohumu ithalatında uygulanan vergi indirimlerinin de sürece katkı sağladığını belirtti. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) süreçlerinin esnef bir biçimde yürütülmesi ve ham madde tedarik hatlarının kesintisiz açık tutulmasının Türkiye'nin uluslararası gıda arz güvenliği ve ticaretindeki konumunu güçlendireceğine olan inancını ifade etti.

İLGİLİ HABERLER