Alışkanlıklarını değiştirmek, çoğu zaman irade ve cesaret gerektirir. Değişim süreci genellikle, şartlar zorlayıcı bir hale geldiğinde başlar. Toplumsal düzeyde ise bu durum daha da çetrefilli hale gelir. Ancak bazen dönüşüm kaçınılmaz ihtiyaç haline gelir. Modern endüstriyel gıda sisteminin doğasında barındırdığı sorunlar, iklim değişikliği, gıda ve ekonomik krizler gibi faktörlerle birleştiğinde, dayanıklı bir gıda sistemine geçiş yapmanın zorunlu hale geldiğini gözler önüne seriyor.

Hatay'da Agroekolojik Dönüşüm Projesi
Güneydoğu Anadolu Depremi üzerinden 3,5 yıl geçti ve bu süreçte yaşanan hasarların birçoğu henüz onarılamadı. Ancak Hatay'daki çiftçiler, eski alışkanlıklarını geride bırakıp agroekolojik üretim yöntemlerine yönelmeyi tercih ettiler. Buğday Derneği'nin projesi olan Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm Projesi, Aralık 2023 itibarıyla üçüncü yılını doldurarak önemli ilerlemeler kaydetmeye devam ediyor. Çiftçiler, tıpkı iklim krizi gibi depremin yarattığı sıkıntılara karşı daha sürdürülebilir bir üretim modeli geliştirmek için harekete geçtiler.
Şubat 2023’teki depremlerin etkileriyle başa çıkmak amacıyla, ekolojik, ekonomik ve toplumsal dayanıklılığı artırma niyetiyle yeni bir tarımsal üretim modeli oluşturulmaya başlandı. Amaç, Hatay’ın geleneksel tarımında hakim olan kimyasal pestisit kullanımını azaltmak ve çevre dostu tarım yöntemlerini benimsetmekti. Proje çerçevesinde, 2023 yılında 120 üreticiyle birlikte karakılçık buğdayı, narenciye türleri (limon, portakal, mandalina), nar, domates/biber ve tıbbi bitkilerle üretime başlandı. Bu sayede, çiftçilerin pazar kayıplarını telafi etmeleri ve gelirlerini artırmaları hedefleniyor.

Doğa Dostu Eğitimler
Projede yer alan çiftçiler, ilk iki yıl boyunca uzman eğitimcilerden agroekoloji, toprak onarımı ve su yönetimi gibi konularda hem teorik hem de pratik eğitimler aldılar. Uzun yıllar boyunca agroekolojik yöntemlerle üretim yapmış çiftçiler, yeni metodlar öğrenen katılımcılara deneyimlerini aktardılar. Ayrıca, çiftçilerin dış girdilerden bağımsızlaşmalarını sağlamak için gerekli malzemeler dağıtıldı. Organik gübreler ve biyolojik mücadele preparatları gibi kaynaklar, üreticilerin tarım pratiğini geliştirmelerine yardımcı oldu.

Destek ve Dayanışmanın Gücü
Proje süresince birçok çiftçi, kayıplarının yasını tutarken bir yandan da belirsizlikle başa çıkmaya çalıştılar. Toplumsal dayanışma, onların umudunu güçlendirerek toprakla yeniden bağ kurmalarını sağladı. Depremin yarattığı travmanın üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için psikologlar tarafından psikoeğitim ve grup terapisi seansları düzenlendi. Bu çalışmalar, çiftçilerin haklarında daha olumlu bir algı geliştirdi ve toplumsal bağları güçlendirdi.

Yeni Pazarlama Yöntemleri
Üretim süreçlerine eklenen pazarlama desteği, ürünlerin akredite laboratuvarlarda yapılan analizlerle pestisit içermediğinin kanıtlanması ile birleşti. Bu yolla, ürünlerini doğrudan tüketicilere ulaştırma imkanı bulan çiftçiler, kendi belirledikleri fiyatlarla satış yaparak gelirlerini artırdılar. Konteyner kentlere ve aşevlerine yapılan bağışlarla, ürünlerin daha geniş kitlelere ulaşması sağlandı. Bu uygulamalar, çiftçilerin maliyetlerini düşürmelerinin yanı sıra kârlarını iki katına çıkarmalarına yardımcı oldu.

Karakılçık Buğdayı'nın Yeniden Hayat Bulması
Projenin önemli bir başarısı, bölgenin yerel buğday türü Karakılçık'ın yeniden agroekolojik yöntemlerle üretilmeye başlaması oldu. Amik Ovası'ndaki çiftçiler, kimyasal ve hibrit tohumlar yerine doğa dostu tekniklerle Karakılçık buğdayı yetiştirdiler ve bu ürün, pazarda büyük ilgi gördü. Projenin ilk yılında tek bir üretici ile başlanan süreç, üçüncü yılda 12 üreticiye ulaştı; toplam ekim alanı ise 26 dönümden 100 dönüme çıktı.

Çiftçiden Çiftçiye Deneyim Aktarımı
Hatay'daki çiftçiler, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden ekolojik tarım yapan üreticilere yönelik deneyim aktarım programlarının da faydasını gördü. Ağırlıklı olarak narenciye üreten çiftçiler, yeni ürünlerle pazar çeşitliliği oluşturmanın yollarını öğrenerek risklerini azaltmayı hedefliyorlar. Bu tür bilgi alışverişleri, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırarak çiftçilerin hem ekolojik dirençlerini artıracak hem de ekonomik kazanç elde etmelerini sağlayacak.

Örgütlenmenin Önemi
Hatay'da gerçekleştirilen Tarımsal Üretimde Onarıcı Dönüşüm Projesi, eğitim, üretim, pazarlama ve örgütlenme unsurları üzerine kurulu. Üreticiler, sürdürülebilir üretim için gösterdikleri çaba ile Hatay Ekolojik Üretim Birliği’ni oluşturdular. Kooperatifleşme çalışmaları devam ederken, hem proje süresince hem de sonrasında bir arada olmanın getirdiği güç, onlara uzun vadede dayanıklılık kazandıracak. Bu birlik, bireysel olarak gerçekleştirilen tarımsal faaliyetlerin tüm topluluk için daha faydalı hale gelmesini sağlayacak.
Projede yer alan tüm çiftçilere ve destekleyen kuruluşlara teşekkür edilerek, gelecekte daha fazla başarı ve sürdürülebilir üretim hedeflenmektedir.