Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2023 yılının ilk yedi ayında yüzde 7,4'lük bir artış kaydederek 2,2 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Bölgenin ihracatında bu sektör, toplam ihracatın yüzde 30,8'ini karşılayarak önemli bir rol üstlendi. Türkiye'nin genel hububat ihracatında da yüzde 31,4'lük paya sahip olan Güneydoğu Anadolu, sektördeki liderliğini kuvvetlendirdi. Söz konusu yedi aylık süreçte, bölgeden 2,5 milyon tonun üzerinde ürün ihraç edilirken, 736 bin ton makarna, 467 bin ton buğday unu ve 280 bin ton ayçiçek yağı dış ticarete sunuldu. Özellikle en fazla gelir elde edilen ayçiçek yağı ihracatı yüzde 26,4 artarak 461,5 milyon dolara ulaşırken, makarna ihracatı ise yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolara yükseldi. Orta Doğu, sektördeki en büyük pazar konumunu korurken, Afrika pazarında da 775,5 milyon dolarlık ihracat yapılarak yüzde 22,4'lük bir artış sağlandı.
Önemli Başarılar ve Gelecek Vizyonu
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ticaret başarısı, sektördeki dinamiklerin ne denli kritik olduğunu gösteriyor. TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölgenin uluslararası arenada gösterdiği yüksek uyum kabiliyetine vurgu yaparak, Türk ihracatının potansiyelinden bahsetti. Kadooğlu, tüm süreçleri dikkatli bir şekilde ele alarak, üretimden lojistiğe kadar her aşamanın titizlikle incelendiğini dile getirdi. Son dönemde Karadeniz’de yaşanan güvenlik risklerinin, hammadde tedarik süreçlerini zorlaştırdığına ve bu durumun navlun maliyetlerine olumsuz etkiler yarattığına dikkat çekti.

Stratejik Pazarlar ve Çözüm Önerileri
Kadooğlu, Suriye'deki yüksek gümrük tarifeleri ve Irak'taki ASYCUDA altyapısı ile bankacılık kanallarındaki maliyet artışlarının da takip edilmesi gereken önemli sorunlar arasında olduğuna işaret etti. Gıda ihracatçılarının maliyetlerini dengelemek için döviz dönüşüm desteklerinin artırılması ve navlun giderlerini hafifletecek bölgesel mekanizmaların kurulması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, gerekli tespit ve çözüm önerilerinin ilgili Bakanlıklarla paylaşıldığını belirtti. Kamu otoriteleri ve sanayicilerin işbirliği ile sektördeki rekabetçi konumun güçlendirileceğine dair inançlarını dile getirdi.
Üretim ve İhracat Sürekliliğinin Önemi
Kadooğlu, hammaddeye erişim koşullarının yanı sıra küresel rekabet ortamının da eş zamanlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yağışların iyi geçmesi ile birlikte ayçiçeği rekoltesinde bir artış sağlansa da, bölgedeki lojistik tıkanıklıkların bir an önce çözüme kavuşturulmasının önemli olduğunu belirtti. Yıllarca büyük çabalarla oluşturulan pazar konumunu korumak ve güçlendirmek için ürün tedariğinin sürekliliği sağlanmalıdır. Bu görüş, hem iç piyasayı hem de ihracatı olumlu yönde etkileyecektir. Türkiye'nin gıda ticaretindeki stratejik konumunun sürdürülebilir olması için kamu desteği ile sektörün üretim gücünün bir araya getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.