Elara Tarım, 300 bin metrekarelik akıllı serasında 'Bitki İhtiyaç Haritası' uygulamasını hayata geçiriyor!

Elara Tarım, bitkilerin gereksinimlerini veri odaklı analizlerle belirleyen akıllı bir üretim modeli ile tarım alanında devrim niteliğinde bir yaklaşım sunuyor. Şirket, su, besin ve iklim verilerini inceleyerek oluşturduğu “bitki ihtiyaç haritası” aracılığıyla akıllı sera üretimini 300 bin metrekarelik bir alana taşımayı planlıyor.

Yenilikçi Tarım Uygulamaları

Tarımda sürdürülebilir üretim yöntemleri artan bir öneme sahipken, Elara Tarım, teknoloji ve doğanın birleşimini sağlayarak yeni nesil bir üretim anlayışı geliştirmektedir. Antalya ve Afyon Sandıklı'daki toplam 82 bin metrekarelik modern seralarındaki üretim süreçleri, su yönetimi ve enerji kullanımı gibi birçok yenilikçi uygulamayı bir araya getiriyor. Manyetik alan gübreleme sistemi ile bitkilere ek bir girdi sağlamadan, mevcut besinlerin daha etkili kullanılmasını sağlamak hedefleniyor. Şirket, seralarında ahududu, çilek, Frenk üzümü ve böğürtlen yetiştirmekte olup, yıllık üretim hacmi 260 ton civarında. Elara Tarım, üretim kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda 2026 yılında toplam üretim alanını 300 bin metrekareye çıkarmayı planlıyor. Şirketin üretim stratejisinin merkezinde, suyun döngüsel kullanımı bulunmaktadır.

Döngüsel Su Yönetimi ve İnovasyon

Seralarda toplanan yağmur ve drenaj suları kayıp olarak değil, özel tasarlanan zemin alanlarında biriktirilerek doğal filtrasyon süreçleri ile yeniden kullanılmak üzere depolanıyor. Toplanan sular, pH ve elektriksel iletkenlik (EC) değerleri açısından analiz edilerek farklı üretim alanlarında tekrar değerlendiriliyor. Bu uygulama, su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlarken, geleneksel su tüketimini de azaltma potansiyeline sahip. Elara Tarım’ın innovatif yaklaşımları, tarımda hem verim artışı hem de ekolojik dengeyi korumayı amaçlıyor.

Doğa ile Uyumlu Tarım Modeli

Lokman Group Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, Elara Tarım’ın üretim modele dair görüşlerini paylaşarak, “Su, bizim için üretimin temel bir girdisidir ve korunması bizler açısından son derece önemlidir. Sadece üretim miktarı değil, aynı zamanda kullanılan yöntemlerin de sürdürülebilirliği kritik bir öneme sahiptir.” ifadelerini kullandı. Öz, tarımda suyun döngüsel kullanımı, toprak kaynaklarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesi ve teknolojinin etkili bir şekilde kullanılması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Şirket, sensör teknolojileri ve veri analizine dayalı yöntemlerle daha bilinçli ve sürdürülebilir bir tarım modeli oluşturmayı hedefliyor.

Düşük Karbon Ayak İzi Amacı

Elara Tarım’ın Sandıklı üretim alanlarında seralar, kontrollü bir mikro ekosistem olarak tasarlanmıştır. Sera içindeki sıcaklık, nem, hava akışı gibi iklimsel veriler sürekli olarak sensörlerle izleniyor ve buna uygun olarak fanlar, pencereler ve hava sirkülasyon sistemleri otomatik olarak devreye giriyor. Böylece bitkilerin gelişimi için ideal ortam sağlanırken, termal ısıtma sistemleri sayesinde dengeli bir sıcaklık elde ediliyor. Şirket, güneş enerjisi sistemlerinden faydalanarak temiz enerji kullanımını artırmayı ve karbon salınımını düşürmeyi hedefliyor. Böylece, tarımın çevresel etkilerini minimize ederek daha düşük karbon ayak izine sahip bir ortam oluşturulması amaçlanıyor.

Bitkilerin İhtiyaç Haritaları

Elara Tarım, üretim sürecinde gözlem ve veri analizine dayanan bir yaklaşım benimsemektedir. Tarımsal sensörler aracılığıyla bitkilerin su tüketimi ve ortam koşullarına karşı tepkileri izlenip kaydediliyor. Bu veriler, her bitki türü için bir “ihtiyaç haritası” oluşturma sürecine katkı sağlıyor. Böylelikle bitkilerin su ihtiyaçlarının zaman içindeki değişimi ve optimum sıcaklık aralıkları belirlenebiliyor. Bu yöntem, bitkilerin doğal gelişim ritmine uyum sağlayarak daha verimli bir üretim modelinin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktadır. Bitki korumasında ise doğaya dost yöntemler kullanılmaktadır. Elara Tarım, ekosistem dengesini koruyarak bitki koruma faaliyetlerini sürdürmektedir.

Fotosentez Destekleme Yöntemleri

Elara Tarım, bitki fizyolojisini geliştirmeye yönelik çeşitli araştırma projeleri yürütmektedir. Elektromanyetik uyarımlar ve manyetik alan uygulamaları, bitkilerin metabolizma süreçlerini incelemek amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca, bazı üretim alanlarında bitkilerin fotosentez süreçlerini desteklemek için spektrum LED sistemleri kullanılmakta. Bu sistemler, doğal güneş ışıığının yetersiz olduğu dönemlerde bitkilerin gelişimini optimize etmeyi amaçlamaktadır. Daha çeşitli bitkilerin aynı ekosistem içinde yetiştirilmesi üzerine yapılan çalışmalar, alan kullanımını verimli hale getirirken, üreticiye de dengeli bir gelir sağlamayı hedefliyor.

İLGİLİ HABERLER